Onur BİLGE
"İpek Böceği’m,
Kendi ellerinle ördün sen o kozayı ve içine gönüllü hapsoldun, İpek Böceği’m. Şimdi sana ben ne diyeyim? “Çık gel oradan, kelebek ol da avucuma kon!” desem, kozayı delmen gerekecek. “Kal orada, sakın çıkmaya kalkma! Sabret! Sabrın sonu selamet!” desem, sonun belli belli besbelli… Kozan delinmeyecek, kurtulacak ama kaynar kazan üstünde kızgın istimle diri diri yanarak can vereceksin!
Öyle bir çıkmaza soktun ki kendini! Her halükârda bir zarar meydana gelecek. Bence en iyisi kozayı delmek ve buraya gelmek! Evliliğini kurtarmak için kendini feda etmene asla razı olamam! Canıma kıyarım da sana kıyamam!
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta