Onur BİLGE
“Canımın İçi,
Artık her fırsatta Kaptan’la buluşuyoruz. İşten başımı kaldırır kaldırmaz, dizlerim de tutuyorsa, doğru Kaleiçi’ne, onun evine gidiyorum. Dışarıdan içeriye çeken bir cazibe var evde. Her evin bir kokusu vardır mutlaka bütün içerde olanların bileşimi… O evde de var ama mistik bir koku… Rutubet, deniz, tahta, naftalin, kitap, gülsuyu ya da gülyağı, buhur, çay veya kahve kokusu gibi kokuların karışımı… İnsanı bir anda alıp göklere yolluyor!
Ona misafir olarak gelen kimse bir türlü kalkıp gitmek istemiyor. Başta da ben… Saate bakmaya başlaması veya vaktin epey geç olduğundan dem vurmasıyla kendime geliyor, kalkmam gerektiğinin farkına varıyor, müsaade isteyip, yola koyuluyorum. Ona da bu durumdan bahsediyorum:
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta