Onur BİLGE
“Firuze’’m,
Telefon duvar. Hâlâ ne zaman gelmemin uygun olduğunu söylemeni bekliyorum. Sanki hiç çalmayacak gibi… Arada ahizeyi kaldırıp sinyal sesi gelip gelmediğine bakıyorum. Kesik falan sanıyorum çünkü.
Yalnızlık, uzayıp giden ıssız ve bunaltıcı bir yol… Ruhum, iğneli beşikte… Sallandıkça kan revan… Bunca kişi arasında, çöldeki tek kaktüs gibi ayakta durmaya çalışıyorum. O benim en vefalı dostum, senli dünyamda… Senli dünyamın acıklı sensiz yanı ki o bir iki taraftan değil, her taraftan presliyor yok saydığın varlığımı. İki mısra yazdırdı bu duygu bana:
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta