Onur BİLGE
“Sevgili Şebnem,
Düğün gecesi, seni uğurlarken, kalabalığın sonundaydım. Seni en son gören olmak istedim. Arabaya yaklaştım. Arabasının camına alnını dayamıştın, bense aşkınla çırpınan yüreğimi… Gözlerim gözlerindeydi. Kollarım çaresiz, iki yanımda… Yetim çocuklar gibi boynumu bükmüşüm, sonradan fark ettim. Güçlükle ayakta duruyordum. Kaybım, anlatılmaz büyüktü! “Unutma beni!” diyordum kısacası, hal diliyle… Gönderdiğin bir öpücük oldu nasibim. Camı öpmüştün ya benim niyetime! En değerli armağan olarak o kaldı benimle.
Ayrılıyordun Antalya’dan… Ayrılıyordun ailenden, arkadaşlarından, benden… Canım tenimden ayrılıyordu! Yüreğim yerinden… Kendim kendimden… Sen oluyordum usulca ben. Sen olup kalıyordum, öylece. Halen aynı şekildeyim, inan!
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta