Onur BİLGE
“Gökkuşağım,
Yağışlı bir şubat sabahı gelmiştin dünyama. Yağmurlu havalarda beliriyordun göklerde. Güneşin tüm renkleri güzelliğinde… Geldiğinde, düğünüm bayramım oluyordun! Yağmurlar dindiğinde kayboluveriyordun. Sen en iyi, gitmeyi biliyordun. Beni yordun!
Yok olmuyordun, yağmurlar dinince. Yok oluyordun sadece bir kere, çok oluyordun ki bu bana çok koyuyordu! Birken on oluyordun, onken yüz, yüzken bin, binlerce, on binlerce… Yok oldukça çok oluyordun. Çok mu çok!..
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta