Onur BİLGE
Bir ölüydüm sanki ger gece yatağında kaskatı… Patlak tekerlek gibi yamulmuş, sönmüş bir balon gibi pörsümüş… Kabuksuz kaplumbağa gibiydim, cayır güneş altında kalan… Sadece nabzım atmaktaydı…
Dişlerim sıkılı vaziyette uyanırdım her sabah. Çene kemiklerim birbirinden zorla aralanırdı. Kemiklerim kenetlenmiş, tek parça olmuş sanki! Kaslarım kaskatı kesilmiş kasılmaktan! Yorgun bitkin bir halde zorla doğrulurdum yerimden. Güçlükle ayırarak ayaklarımı birbirlerinden, yere uzatırdım ama onlar başkasına aitti sanki. Bir süre beklerdim öylece… Edeceğini ederdi bana her zalim gece! Neden sonra itaat etmeye başlardı bacaklarım bana. Dizlerim tutmaz olsa da dayanarak yatağıma, güçlükle yüklerdim gövdemi onların üstüne. Sakat topuğuma yüklenmeden, yeni yürümeye başlayan bezli bebekler gibi yürür giderdim.
Nerde o dinlenmiş olarak, dinç bir vaziyette, neşe içinde uyanmalarım! Nerde günün ilk ışıklarıyla umut dolu fırlayışım yatağımdan! Nerde o eski sevincim, mutluluğum, huzurum! Nerde o zindelik, hafiflik bende!
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta