Onur BİLGE
Biz hiç konuşmadık. Sadece hissettik birbirimizi. Gün boyu ara ara ve geceler boyu, saatlerce… Ne bir harf ne bir hece… Sadece hissettik ve sevdik, öylece…
Yüzüne baksam, yok oluyordu tüm âlem… Parlıyor ve görünmezleşiyordu çevrem. Yalnızca o kalıyordu… Onun gün misali cemali… Gözlerimi ondan alamıyordum. Afsunlanmış gibi… Cin çarpmış gibi… Bir mecnun, bir meczup nasılsa öyle… Anlatılır gibi değil! Yaşanası… Tuhaf mı tuhaf… Anlatılsa da akıl almaz!
Hep görmek istiyordum. Her an seyretmek… Gözlerimi ayırmadan, saatlerce, günlerce, gecelerce… Sanki boşa yaratılmış kâinat! Sanki boşuna tezyin edilmiş, yerler gökler, denizler karalar… Bulutlar boşuna şekilden şekle, renkten renge girmekte, denizler beyhude dalgalanmakta, ışımakta yalbır yalbır, bembeyaz köpüklenmekte… Ağaçlar beyhude giyinip kuşanmakta, çiçekler beyhude süslenip püslenmekte…
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.



