Onur BİLGE
Biz sohbetteyken bir grup arkadaş daha geldi masamıza. İhsan, Orçun, Mahir, Hasan… Arkalarından da Nazan’la Ayşe… Gemi yükünü aldı. Define, anlattıklarından ve anlatılanlardan bunalmışa benziyordu. Hele önceki olay, onu iyice örselemişti. Piposundaki kurumu masanın kenarına vurarak temizledi. Tütün paketine üç parmağını soktu:
“Bir şarkılık oldu! ” dedi ve başını mutfak tarafına çevirerek içeriye seslendi: “Aç bakayım radyoyu, Duygu! ”
“Senin zamanında radyo mu vardı, dede! Hazreti Musa bile gelmemişti. Sahi, Hazreti Âdem’in kaçıncı göbekten akrabasısın? ” diye takıldı İhsan. O bunu hep yapıyordu.
Sen benim sarhoşluğumsun
ne ayıldım
ne ayılabilirim
ne ayılmak isterim
başım ağır
dizlerim parçalanmış
Devamını Oku
ne ayıldım
ne ayılabilirim
ne ayılmak isterim
başım ağır
dizlerim parçalanmış



