Onur BİLGE
Diğer günlerden farklı olmayan bir Virane pazarı… Etrafa serpiştirilmişiz. Her birimiz bir âlemde… Sağ dip köşede tavla oynayanlar, ortada sohbet edenler, kapının solunda atıştıranlar, sağında Define ve baş belaları biz… Yani ilkler… Yani meraklılar, müdavimler… Biz, öykü meraklıları…
Dedenin elinde pipo, başında duman, önünde katlana katlana canından bezmiş günü geçmiş bir gazete… Masanın üstünde eller, dirsekler, çantalar, kitaplar… Dillerde sorular, cevaplar… Havada sıcaklık, yüreklerde ılıklık… Kalın sesler, ince sesler, tıkırtılar, kıpırtılar… Sonbahara hazırlanmakta olan bahçede loşluk… Gözlerde saflık, sözlerde hoşluk… Sık sık karşılaşan çocuksu bakışlarda berraklık…
Bir aralık dedeyle göz göze geldik. Her zamanki yerinde, alışılmış davranışlar içindeydi. Fakat ellerinin aceleciliği, ayaklarının yer beğenememesi bana bir şeyler anlatıyordu. Bir yere mi gidecekti, birisini mi bekliyordu? Yüz ifadesine bakılırsa, bir şey anlatacakmış da fırsat kolluyormuş, ortalığın sessizleşmesini bekliyormuş gibiydi… Sonunda dayanamadım, sordum:
Dünyanın en güzel sesinden
En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
Fakat artık ümit yetmiyor bana.
Ben artık şarkı dinlemek değil,
Şarkı söylemek istiyorum.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta