Onur BİLGE
Çay bahçesi iyice dolmuş, bizim de sohbetimiz koyulmuştu. O sırada yoldan bir simitçi sesi duyuldu. O ses, hepimizde açlık hissi uyandırmış olacak ki o tarafa bakıp, sesin geldiği yeri kestirmeye çalışan bakışlarla sokağa baktık. Alışverişlerimizden sorumlu bakanımız Orçun olduğu için:
“Ne o çocuklar, acıktınız mı? Benim de midem kazınmaya başladı. Birer simit yemeye ne dersiniz? ” diye sorar sormaz, eller havaya kalktı ve ceplere sokulmaya başlandı.
Kızlar çantalarını açıp, para çıkarmaya koyuldular. Elden ele geçirilip, Orçun’u buldu. O da gözleriyle kafaları saymaktaydı. Hemen gidip, simitçiyi yakadı. İhsan da arkasından yetişti. Biraz sonra, ellerinde bir sürü, nar gibi kızarmış, dumanı üstünde simitle geri geldiler. Gelirken garsona işaret etmişler. Çaylarımızı, ayranlarımızı söyledik. Beraberce yenen, ne olursa olsun, bize adeta şifa oluyor.
Bir gece ansızın gelebilirim.
Beni bekliyorsan, uyumamışsan,
Sevinçten kapında ölebilirim.
Belki de hayata yeni başlarım,




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta