Onur BİLGE
Feride Abla, çocuklarını uyutup geldiğini söylemişti. Uyanıp kendisini göremeyince ağlayacaklarından endişe ettiği için evine gitmişti. Işıl, yerinden kalkıp, sıkıntılı bir yüz ifadesiyle yanıma geldi. Dedeyle ve benimle bir konu hakkında konuşmak istediğini söyledi. Defiine’ye, kendisiyle özel olarak konuşmak istediğimizi söyledim. Beraberce üst kata çıktık. Çocuklar aşağıda, yemekte olduklarından salonda ders çalışan kalmamıştı. Masalardan birine oturduk. Dede:
“Anlatın bakalım! ” dedi, bize bakarak. Ben de Işıl’ı işaret ettim. “Anlat bakalım, Işıl! ” diyerek, dirseklerini masaya dayadı, ona doğru döndü, dinlemeye başladı.
“Nereden başlayayım, nasıl anlatayım, bilmiyorum. Dede, kısacası, ben korkuyorum.”
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta