Onur BİLGE
Işıl, hâlâ kaldığı yerdeydi. Yanındakilerle fısıldaşıp duruyor, dediğinde ısrar ediyordu. Bir sağındaki İhsan’a, bir solundaki Orçun’a laf yetiştiriyordu. Sonunda dayanamamış olacak ki patladı:
“Mahir! Sen öyle diyorsun ama bize küçüklüğümüzden beri, Besmelenin anlamındaki o iki sıfat hakkında, ‘Esirgeyen ve Bağışlan’ dediler. Kitaplar da öyle yazıyor. Değil mi arkadaşlar? Bu kadar yerde birden yanlışlık olur mu? Kur’an Meallerinde bile...”
“Yanlışlık yok, eksiklik var. Anlam, Türkçeye tam oturmuyor. Yerine tam bir karşılık koymak mümkün değil. O nedenle, Türkçeye çevrilirken, en yakın anlamlar alınmış, kısaca öyle denmiş. Biz de öyle diyoruz da ilkokul öğrencileri değiliz. Gerçeği bilmeliyiz.”
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta