Materyalist çağın maddeci insanı maneviyattan uzaklaşıp,
ruhunu maddenin dar sınırları içinde hapsettiğinden mikro ve makro alemde her gün yeni bir buluşa imza atmasına rağmen;
Maddenin sert ve soğuk duvara çarpmanın şokunu, şaşkınlığını ve şımarıklığını yaşarken,
Binlerce yıl önce yaşamış,
Ruhlarının mana ikliminin sonsuz ufuklarında pervaz eden insanların zamanlarının teknik imkanlarının kısıtlılığı sebebi ile taşlara kazımış oldukları ruhlarının ilhamı olan işaretlerde kurtuluş müjdesi arama fakirliğin,
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim




gaybı Allah bilir,, tebrikler dost
harika bir yazı sayın necdet eren,öyle üzülüyorum ki insanların bu acziyetine.sanki kıyamet kopunca canlı varlık,dünya kalacakmış gibi.böylesi şeylere inanan insanlar imanlarından şüphe duymalılar,kıyametten kurtulmanın imkanı,ve ne zaman kopacağını bilmenin olanağı yoktur.saygılar sunarım efendim.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta