Penceremden her akşam, ah be Leyla diyerek;
Son ufka baktığımı sen nerden bileceksin?
Sevda denen gömleği, ateşiyle giyerek;
Eriyip aktığımı, sen nerden bileceksin?
Aylar, yıllar geçti de az bir sevgi mi verdin?
Hani ya bir zamanlar, çok seviyorum derdin!
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Şairimizin iç dünyasının dışa naif yüreğiyle yansıyışı...kutluyorum efendim,çok beğendim.Saygımla
Sevgi, düştü mü bir yüreğe, jem yakar, ama hem de ısıtır sevenin içini.
Sevilenin bilmemesi, değerini düşürmez ki sevginin...
Güzel bir şiirdi Halil Şakir bey,
Teşekkürle kutluyorum,
saygı ve sevgiyle efendim,
Ünal Beşkese
BU ŞİİRE YAPILACAK TEK İŞLEM TAM PUANDIR. SAYGILARIMLA ÜSTADIM
Şiirin başından sonuna doğru geldiğimde dedim ki..:'Bilmesine imkan yok.. Gerek yok...
İnsanoğlu sevdiğinin hislerinden bihaberse, hakkında ne olup olmadığını bilmesine şaşılır zaten...'
Tebrikler bu güzel şiire ve size Halil Bey...
.Mükemmel bir şiir olmuş, okumaktan büyük bir haz aldım. İlhamınız bol kaleminiz daim olsun.
Kalite'yi arıyorsanız seçici olmak zorundasınız.Çokluğu oluşturan aynı türden bir kaçında karar kılıp 'Evet bu !' demek zorundasınız.Ötekileri dikkate almayacaksınız...
Kalite'yi okudum..
Bu İMZA hep kalite'yi yeğlemiştir zaten.
Saygımdasınız.Tebrikler...
Maalesef değer bilmeyenler ne bir pervane olabiliyor nede mum gibi yanabiliyorlar gönülden kutlarım kaleminize yüreğinize sağlık
Mesut Özbek
Güzel Türkçe'mizin başrılı anlatımı o denli güçlü olunca, sözcükler yerinde ve gerekli vurguyla kullanılınca güzel şiirin etkisinde kalmamak müm kün değil. Şiirin akışıyla, konunun anlam bütünlüğü dağıtılmadan ustaca çalışılmış esaslı bir emeğin ürünü olduğu ilk okuyuşta belli oluyor. Nice başarılı şiirlere. Sevgiler, mutluluklar... ++
Bir zamanların sevdayla yürünen yollarında şimdi tek başına yürüyen sevdalının şiiri...Eğer karşı taraf şu an bir şey hissetmiyorsa ne söylense boş... Güzel şiiriniz için kaleminize sağlık sayın Taşçıoğlu...
Leyla'nın gönlüne düşen ya çöllerde yanar kavrulur ya da dağ tepe aşa aşa yar yolunda kaybolur. Yüreğine sağlık.
Bu şiir ile ilgili 11 tane yorum bulunmakta