Neyim varsa al senin olsun diyorum işte!
Hala kapı gösterip, daha ne istiyorsun?
Bir kavaklık, bir mera, hemde köye girişte;
Hepsini al diyorum, daha ne istiyorsun?
Bir kirtikli bakır tas, bir de kalaysız güğüm,
Bir de duvar halısı, bilmem ki kaç bin düğüm!
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
Devamını Oku
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları



