Bu gece firariyim kendimden,
Bir bilinmezde avare bedenim,
Islanıyor yüreğim göz yağmurlarında,
Ayaz vuruyor kirpiklerime dondururcasına,
Belki ıslak kaldırımlarda yol alıyorum,
Beklide karlı bir dağ başındayım,
Hayalin gözlerimi kör etmişken,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Yazan ve seslendiren kalemlere selammolsun...
Harikasınız
Çok güzeldi yüreğinize sağlık
Saygılar kaleminize
Yeni yılınız kutlu olsun, nice nice mutlu yıllara...'
Karamanlı Âşık Çağlari
Dönün dostum dönün...
şiir harika seslendirme ile birlikte daha da güzel olmuş.emeğinize sağlık.kutlarım.
Şiiriniz güzeldi bir de Berat hanımın yorumu katılınca güzellik katlanmış.
Emeklerinizi kutluyorum.
Sizi yürekten kutluyorum şiirinizi beğeniyle okudum yüreğinize ve kaleminize sağlık arkadaşım yalnız bazı satırlarda harf hataları olmuş sadece bildirmek istedim gözden geçirirseniz fark edersiniz
Bu gece firariyim kendimden,
Bir bilinmezde avare bedenim,
Islanıyor yüreğim göz yağmurlarında,
Ayaz vuruyor kirpiklerime dondururcasına,
Belki ıslak kaldırımlarda yol alıyorum,
Beklide karlı bir dağ başındayım,
Hayalin gözlerimi kör etmişken,
Firariyim bu gece kendimden,
Ne kadar zor seni sensiz yaşamak,
Ne acı ki yüreğinin bir köşesinde olamamak,
Ve isyanlarım ayakta,
Hani diyorum alıp başımı gitsem,
Yüreğimin olmadığı diyarlara,
Sonra hasretin kar oluyor,
Yağıyor yüreğime sessizce,
Üşüyorum yokluğunda buz tutarcasına,
Ve firar ediyorum bu gece kendimden,
Beklide hiç geri dönmemecisine,
Şarjördeki son kurşunu sıkarcasına,
Bu gece kendimden firar ediyorum.
Bir daha geri dönmemecisne
____________________
yüreğinize sağlık, hakikaten çok güzel
hele ki üstatlarımdan
Berat Hocadan dinlemek çok güzel ve çok hoş.
tam puanımla
saygı ve selamlarımla.
NE KADAR ZOR SENİ SENSİZ YAŞAMAK .....ŞİİRİ OKUMA AYRI BİR TAT AMA MUTHİŞ YORUMLAYANDAN DİNLEMEK BAMBAŞKA BİR HAZ ...YÜREĞİNİZE VE KALEMİNİZE SAĞLIK...BERAT BAHURE HANIMADA SONSUZ TEŞEKKÜRLER...SAYGILAR...
Mükemmel bir şiir müthis seslendirme her iki yüreğide içten kutluyorum selamlar...
yıldırım bey tebrik ediyorum.....bahure hanım benim yakın dostum ...ve gerçekten ..soluğuyla can katmış...her iki dostumuda selamlıyorum çalışmalarından dolayı......
Bu şiir ile ilgili 104 tane yorum bulunmakta