Tüm canlılar aç
Hepsi de muhtaç
Gönüllerde taç
Yürekte inanç
Dertlere ilaç
O bir ihtiyaç
Yudum yudum iç
..
Kardeşimizsin desek, bunu diyemiyoruz,
Dünyalı Dünyalıyla, yetinsin istiyoruz,
Aramızda ki farklar, bunu çok engelliyor,
Dost bile değilsiniz, sizi tanımıyoruz…
Tekniği aşmışsınız, fakat ne kaybettiniz?
Merhametiniz var mı, inanç taşır mısınız?
..
Bilim bir bebek gibi, Hak gizletmekle meşgul,
Bilmez ki Hak ortak mal uzaylı da Rab’be kul…
Sanır ki; Hak alınır, hakikat de yanılır,
İnançlar sarsılacak düzenler de yıkılır…
Hiçbiri olmayacak Hak hiç alınmayacak,
..
İnsanlık mı tükenmiş, inanç mı hiç kalmamış?
Hak ve vicdan emreden, Rab’be inanılmamış…
Zulme dur demek varken biz vicdansız mı olduk?
Rab’bi dinlemek varken biz neden asi olduk?
Üç beş zorba ve hain, kişiliksiz şahıslar,
..
Batılda asıl amaç ALLÂH(c.c.) tanınmayacak,
İnanç yok edilecek, madde hâkim olacak…
Başka da bir usul yok Rab istenilmemekte,
Hak, hakikat kavramı, işine gelmemekte…
Yoksa merhamet gelir, vicdan egemen olur,
..
İÇDALAŞI (kutsal yalanlar)
Kanımın tadı damağındayken başladı ibadete(ihanete) özenle dinini sığdırdı cüzdanına mümin, münzevi, müşteri, tüketici/yeni bir başrol buldu şeytan/büyük sinema platoların ortasında/yeni kutsal metinlerle bezeli/yeni tüketim ayetleri/yeni peygamberler/yeni çarmıhlar/yeni ihanetler/reklam cıngılları/ki henüz az önce terk etmişken İbrahim harranı/her kes yeniden teslim olmaya başladı kendi nemruduna/vefayla/ateşler içinde yanışına tanık olduktan sonra bile/çünkü iktidar/ona inananların korkusudur/onların yaratma biçimidir/her tiran/her kral/her diktatör/önce korkuyla zihinlerde var eder kendini/sonrası ise/inanç ihtiyacı/tekerürü hatanın/göğe yükselmesi isanın/miracı muhamedin/ihtiyacı ümmetin
Şimdi başkentler ateşler içinde/salgın/sarılık/veba/işçi hareketleri/tanrısal kudrete karşı insan/devlete/reklama…..
şimdi yaşamak temiz bir düştür/helal lokma/natürel gıda/çocuğun ağzındaki memedir/şehvetle dişlenmemiş/kirlenmemiş kadın/erkek/el değmemiş coğrafyadır/kendinde ait bir ülke ümidi veya bir odadır güneşi gören bir oda/kaporasız/peşinatsız/kamulaştırılmış/komünist…..
..
Fasık hep huzursuzdur, kâfirse tam ümitsiz,
Sorunları tükenmez, yürekler hep sevgisiz…
Rab’be güvensiz yaşar, inanç dersen hiç yoktur,
İbadet edemezler, bunun zevki de yoktur…
Karmaşa ve endişe, korku ve tedirginlik,
..
Kötülüğün sebebi hep kul bencilliğiydi,
Kavgalar, çatışmalar gerçekte gereksizdi…
Merhametin yerine zulüm, bekleniyordu,
Nefisler tatmin olmuş açım açın diyordu…
Kargaşalar bu yüzden tabiat da kalmadı,
..
Kötülüğü düşünme kedi,- Hakk’a vesile,
Bir inanç gereğiyle dişi kedi Rab’biyle…
Ne eylese tutarmış sanki görevli varlık,
Kedi tam hakikatte o, vefakâr yaratık…
Seversen korunursun, sözü gelenekleşmiş,
..
Uzaydan bahsedilse, şüpheyle yaklaşıldı,
Tamamen aldatıldık inanç dersen kalmadı…
Yalan dolan bilimle size inanmıyoruz,
Birçok şeyiniz yanlış, artık aldanmıyoruz…
Mars’tan mı bahsedilir konu taş ve topraktır,
..
Zan yakışmaz davranış men edilmiş düşünce,
Rab’bin yasakladığı, her şey terstir bilince…
Hüsnü zan denilen şey olumlu düşüncedir,
Edilen iyilikte hoş inanç beslemektir…
Bir de suizan vardır, art niyet aramaktır,
..
Bir millet ki hem küfür hem zalim, paranoyak,
Köpekler katledilir, üstelik yakılarak…
İnanç nedir bilmezler ama ilerlemişler,
Cehennemin dibine apaçık yerleşmişler…
Çirkin işkencelerle vicdansız mahlûkatlar,
..
Her meslekte gerekli, ticaret usulleri,
Sevgi, saygı, hoşgörü, mesleğin karakteri…
Ürün temiz değilse, bu düzeltilmelidir,
Esnaflık şahsiyettir, müşteri bir nimettir…
Hırslı davranmamalı, biraz inanç gerekir,
..
Sevmek güzel
Karşılıklı olursa
Saygı da olmalı
Değerini bulursa
İnanç besler ruhu
İçindeki imansa
Seviyorum seni
..
Sorunları aşılmış, tecrübe hat safhada,
Uzaylıda inanç var, fakat genel anlamda…
Özeline inersek, tür çeşitliliği var,
Biz gibi düşünmeyen, niyette farklılıklar…
Bizi kebap görenler, DNA arayanlar var,
..
İNANÇ GÖZYAŞLARI / RAHİM RECEP
Rudozem Rodop dağlarında bir madenci kasabasıdır. Yunanistan sınırında, ahalisi Pomak Türklerinden oluşur.; dinine çok sadık insanlardır.
Dağlarının altı tıklım tıklım madenlerle dolu olup her taraf didik aranıyor ve harıl harıl maden çıkarılıyor dağların altından. Tabii bu den çalışmalar yeni işçilere bazı bilgiler verilmesi gerektiğinden zaman zaman kurslar organize ediliyor ve bu kurslara bacacılık hakkında pratik bilgi vermek için bir iki aylığına bu kurslara gönderiliyordum. Bu son kurs çok gergin bir döneme gelmişti. Lakin gitmem deme lüksüne sahip değildim.
..
Bilgi Kirliliği
Günümüze kadar gelebilen eski öğretilerde neden en çok “İtaat” konusu vardır, hiç düşündünüz mü? Ben düşündüm; geleceğe eser bırakanların hemen hepsi gücü elinde bulunduran diktatör ya da kral türü kişiler olduğundan halkın itaatini kutsallarla sağlamışlar! Halktan olan hakikati dillendirenler zaten pahalı kağıt ve tabletleri kolayca kullanamaz, kullansa dahi kral ve diktatör hatta din adamlarının aleyhinde bir şey yazamaz! Bu durumda günümüze ulaşan bilgiler kral mezarlarından ya da kralları öven, itaati emreden yazıtlar olacaktır. Bu nedenle tarihsel nakiller güvenli değildir! Bilimsel incelemelerle varılan sonuçlar ise zaten yorum olarak görülmeli. Demek ki tarihsel verileri sadece bilgi için kullanmalı, tarihsel verilerde takılı kalmak tam bir felaket olur. Eski zaman egemenlerinin bıraktığı bilgileri tekrarlamak olur. O dahi potansiyeli eski zaman ulularına kaptırmak olur. İnsanlık bilmeden eskiye esir olur veya eskici olur!
Günümüzde bile bu bazı toplumlarda böyle değil mi? Taze bilgileri bile korkudan yazamıyor insanlar, bilgi daha üretim aşamasında sınırlanmış oluyor. Padişahım çok yaşa diyenler ne yazarsa halk onunla idare edecek. İtaat ediyorum o halde varım diyecekler.
Güya konusunda uzman bazı kişilerin saçmalığa varan hatta saçmalığı aşıp küstahlığa varan hallerini gözlemledim! (Benim kürtaj konusunda şahsi kanaatim cenin canlandığında kürtaj için geç kalınmıştır.) Eleman kürtaj konusunda karşısındaki aciz kadına diyor ki; “Beden senin ama karnındaki senin değil! ” onlar devamını getirmedi ben hayalden devamını yazacağım. Peki kadının karnındaki kimin? Birinci cevap için “Erkeğin de hakkı var.” Diyelim. O halde erkek ve kadının rızası varsa ve cenin canlı değilse; kime ne? İkinci cevap; “Tanrınındır” şeklinde olur ise ne olur? Bu durumda Tanrı ile o kişiler muhatap olur! Yani Tanrı adına birileri insanlara kural koyduğunda zaten sorun oradan çıkıyor. Kutsal kuralları Tanrı koyar ve sadece inananlar içindir onlar da, zorlama olmaz. Kişi hak ve özgürlük kapsamında olan kurallar ise zaten toplumun yasama kurumlarınca yapılır.
..
Karınlar tok oldu mu akla şükür gelmiyor,
Hak’la, maneviyatla, bağlantılar kopuyor…
İtaatkârlık bitip, nankörlük gelişiyor,
Nefis yetki alıyor, kibirlenme artıyor…
Sıkıntılar döndüğünde, önce üzülüyoruz,
..
Öğle vakti geçmekte, ramazan ayındayız,
Vatandaş tam saygılı biz, hür toplumlardanız…
Burası il merkezi, kimimizse oruçlu,
Şahsımız dolaşıyor, cadde lokanta yolu…
Bunlar da kardeşlerimiz, içte oturmaktalar,
..



