Beni, Tahir Elçi’nin yere düştüğü sokakta değil,
sözün kurşuna dizildiği günün tam ortasında bulun.
Orada bekliyorum ben;
bir halkın dili susturuldukça nefesi daralan,
adı yasaklandıkça sesi kısılan kadim bir yalnızlığın içinde.
Bizim acımızın adresi bir sokak değil;
tarihin yırtılıp kanayan sayfalarıdır.
Beni orada arayın:
Bir annenin “Lê hatin” diye fısıldarken bile ürktüğü kapı aralığında,
bir çocuğun kendi anadilinde gülmesi yasaklanmış bahçelerde.
Çünkü biz öldürülmedikçe değil,
konuşturulmadıkça eksildik en çok.
Tahir, sadece bir bedenle değil,
dönmek istemeyen bir hakikatin ayak izleriyle yürüdü o sokakta.
Biz onun düşüşünde ölmedik;
biz onun “Bir daha asla” diyen sesinde dirildik.
Çünkü bir halkın dili yasaklanabilir,
ama hafızası – li dîmenan – gölgelerin arasından bile
yeniden doğmayı bilir.
Ben vurulacaksam,
bu bedenle değil,
suskunluğumla vurulayım.
Çünkü bizim için ölüm,
bir mermi değil;
dilsizliktir, sessizliğe mahkûm edilmektir,
kendi toprağında yabancı sayılmaktır.
Beni öldürmek isteyenler,
silahlarını değil,
kelimelerimin toprağa düşüşünü bekler aslında.
Ama düşmeyeceğim.
Çünkü biz, yasaklı bir dilin çocukları,
sözümüzü göğe savurarak büyüdük:
Jîn, jîyan, azadî…
Her harfi tabuta değil,
yarına çakan bir çivi gibi.
Ve bilinsin:
Bizim intikamımız kan değil,
bir gün korkmadan konuşabileceğimiz bir dildir.
Bizim öfkemiz yıkmak için değil,
yıkılmışı onarmak içindir.
Bizim kavganız gölgeye değil,
karanlığı çoğaltan korkuyadır.
O yüzden, beni Tahir’in düştüğü yerde aramayın.
Ben orada değilim.
Ben, konuşmaktan vazgeçmediğim her yerde yaşıyorum.
Bir halkın dili yasaklandıkça büyüyen umutların içinde,
sürgün edilmiş kelimelerin geri dönüş yolunda,
hakikatin asla ölmediği sokaklarda.
Beni orada bulun.
Sözün hâlâ yaşadığı yerde.
Ve bilin ki:
Bizim en büyük direnişimiz, var olmaktan vazgeçmemektir.
Kayıt Tarihi : 29.11.2025 09:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!