Anlaşılmaz bir akış
Gündüzden geceye bir nehir
Sesiz sedasız, bir yakarış
Ne bir son ne de başlangıç
Açarım yelkenimi sonsuza.
Azat etti sevdan beni
Ne zincir kaldı,
Ne kelepçe.
Bir kuş oldum sayende
Uykuya daldı zaman,
Ne iz kaldı,ne heyelan.
Öyle sarı bir yaprak,
Kaç sonbahar gelsede,geçsede koynundan
Dökülmüyor dallarımdan
Dirençli kara kışlara...
Süzülsede soğuk yamurlar
Kıskanırsın sevdayı
Özlemi ve aşkı
Sorgularsın geçen zamanı,
Arasanda, boş bulamazsın,
Sen artık bir yalansın.
Kaç gün geçmiş,
Kaç ay kaç yıl aradan
Ömür nerede başlamış,
Nerde bitmiş belli değil.
Ya arada dökülen yaşlara
Ne demeli....
Kara lekelerin
Arkasındaki güneş
Buzdağının sıcağında
Giriyor kanıma
Buharım sonsuz mavide bulutlaşıyor,
Yağmur olacağım günü bekliyorum.
Emek nerede ise
Yürek onda olmalı
Sabah kalkıp koynundan
Yar diye solumalı
Ne zaman kanatlarım çıksa,gövdemden
Başlarını kaldırır insanlar
Aradığım bir sestir o anda
Herkes susar.
Kanım karınca misali dolaşırken,bedenimde
Yalnızca kendini sarar.
En güzel onlar çıkarıyor
Gökyüzünün tadını,
Güzelim kuşlar...
Azıcık da olsa yetiyor,
Bu soğuk güneş cıvıltılarına.
Bulutların heybeti de olsa üzerinde,
Mahsun inmiş dalları yere
Koca marur çam ağacının,
Kar örtü olmuş kederine.
Aklanmış bahçeler, yollar,patikalar
Umut olmuş aydınlığı
Beyaz kadifenin.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!