Nefret, hafif bir rüzgâr, bir gidiş fısıltısı,
Eşyayı toplayıp, ardına hiç bakmadan kaçmak.
Kolaydır silmek, yakmak o eski hatırayı,
Bir kırık cam gibi, yerinden söküp atmak.
Sevgi bir kök salmaktır, fırtınaya göğüs geren,
Acıyı bilse de o toprağından hiç vazgeçmez.
Binbir yara alsan da, o yerde kalmak bir yemin,
Her şeye rağmen yanan, kolay kolay sönmez.
Nefret, buzdan bir kalkan, ne hissiz ne de sağır,
Korur kendini, kimseye vermez hiç izin.
Giden her geminin ardında bir sessiz ağır,
Hiçbir limanda o uzun süre demir atmaz.
Sevgi, ateşten bir gömlek, giyersin bile bile,
Yanmayı göze alırsın, o sıcaklık uğruna.
Kavgalar, küskünlükler, her zorluğa eliyle,
Tutar o elini, fısıldar "Korkma" seninle.
Nefret, sığ bir nehir, hızla akar biter,
Taşırır öfkeyi, yıkar geçtiği her yanı.
Ama yatağı kurur, geriye sadece hicran kalır,
Gitmek kadar basit, bir anlık parlayış, geçer.
Oysa sevgi, dağlar ardındaki ulu bir göl,
Sonsuz bir derinlik, her mevsim aynı susan.
Kalmak kadar ağır, bir ömürlük bağlılık yol,
Dibinde saklar tüm yaşanmışlıkları, kinle kusan.
Gitmek, bir anlık rahatlık, bir nefes almak,
Kaçmaktır zor olandan, o büyük yükten yılmak.
Ama kalmak, işte o gerçek savaşın zaferi,
Sessiz, derinden gelen, en yüce büyüklük.
Giden sanır ki kurtuldu, yükü attı gitti,
Oysa o kolay yol, her zaman tuzak gizler.
Sevdiği için savaşmaya cesaret etmeyen,
Bir ömür boyu kaybeder, nefretle izler...
Kayıt Tarihi : 16.11.2025 17:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!