Aklıma düştü hüznü
Şu eski sevdanın
Hasret sarartmış güzü
Silinmiş tabiri rüyanın.
Rengi uçmuş gecenin
Yollarım yılların ümit bağında,
Duyduğum ıstırap bana sır küpü,
Hitabın merkezi kulak zarımda
Sevginin coşkusu kısır bir döngü.
Tutulmaz dalları sevgi ağının
Bir hisse ver gönlümün perdesine
Bilmediğim mevsimlerden serpilen.
O sımsıcak duygular iklimine
Gabya uçan sevgilerden seçilen
Hiç bilmeden sabahın seferini
Mahzun gelip garip gitmek
Kaderimiz belki de
Zaman, mekân, birçok kavram
Kötürümden hallice
Yaşamak kavram, kuramda
Belki biraz delice
Vatanımın gezerken kırsalında
Yüce tepesinde bir kuş
Eğleşiyordu birkaç yavrusuyla
Ağustos sıcağında.
Gözümün algıladığınca
Belki bu son gecen bu yeryüzünde
Mekanın yerinde, bağın yerinde
Sen gidersin diye sakın üzülme
Bağın da yeşerir, ektiğin gül de…
Zaman akıp gider sen olmasan da
Gelincik tarlalar, kızıl havalar
Bahara doymamış bir eda ile
Dönüyor boşlukta tüm uçurtmalar
Dillerinde yanık bir seda ile
Ağaçlar boşluğa güvercin salar
Toprak sudan usandı, dal yapraktan
Ciğerlerim yoruldu nefes almaktan
Mana yükler sevgi, madem hayata
Neden şu dünyanın dört yanı hata?
Gönlümde bir heves var: Yalnız kalmak,
Bahar yeşertmiyor, sonbahar meczup
Güneş boğuk boğuk, gölgeler tutuk
Mevsim mezcetmiyor, manzara yitik
Değişti her şeyin ahengi, teni
Dallar renk vermiyor, hayaller bitik
Yeşil donuk donuk hazan mevsimi...
Hüznü yitik kelamlarda aramak,
Gül bahçesi görmemiş bir mahrum gibi
hazdan ırak, sevdadan gam çekerek
duyguları baharlara saklamak
bana yavan geliyor.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!