Adıyamanlıyım, Aboşum
Yapım kalender meşrep
kendi halimde, hoşum
Hayatın çilesinde
Ezilmiş, yoğrulmuşum
Gözlerimde uyku yok
Hayalinle doluyum
En seven kadar yorgun
Bir sensizlik yoluyum
Kaderimin sunduğu,
Ufkunda yükselen güneş heybetli
Vatanımda, aşkın ey demli şehri!
Suyun serin, su gibidir seherin
Vuslatına eremeyen elemli,
Hazanı yaşayan bu devvarenin
Serzenişsiz, sükût köşesindesin
Tuyuflarım tayyir oldu, aman efendim!
Tüneklerim, tezgâhlarım tarumar oldu
Tuhfelerim, topraklarım tufana gitti.
Tekebbüre takatim yok aman efendim!
Teyettümüm, tesbihatım, tezehhüdüm yok
Şiir sevmezler ülkesinden geliyorum
Kendi şiirimi okuyorum bu ara
Ne bilsinler, hangi efkârı gizlemişim hangi satırda
Ben kuşların çok olduğu zamanlardan kalmayım
Toprak, üvey evlat muamelesi yapmazdı tohuma
Hormonlar abartmazdı sevgileri
Başaklar boy atmış, benzi sararmış
Sunmuş cömertliğin engin tarlalar
Toprağın bağrında ne de hoş durmuş
Üzüme tomurcuk kabartmış bağlar
Nasırlı ellerle çabalar durur
Gönül birisini sevdiği zaman,
Sevilmese bile vaz geçemiyor
Sevda benliğini kapladığı an
Doğruyu, yanlışı pek seçemiyor
Ne kadar istese bile nafile
Zordur acıyı yaşamak
Bir başına dosttan uzak
Kavuşmaksa bütün maksat
Zaman yetmiyorsa fakat
Ve hayaller aşıyorsa
gerçekleri, rahat rahat
Nefsim de perdeyi yırtacak bir gün
Çırpınıyor ve kaçıyor unutmak için
Dünyalık içimde etse de çın çın
Aslında güçsüzüm, aslında hiçim
Açılıp kapanan göz kapağımın
Harcadığı zaman kadar gidişim
Köy doğası yemyeşildir, mis kokar
Soğuk sular yüksek kırlarda akar
Şehirlerde daha yeni başlarken
Köyde gece çoktan yarıya sarkar
Yağı, sütü kutulara hapisken
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!