Geçmiş kur yapıyor, yorgun gözlerimin tarumar suskunluğuna.
Acınası haller tiyatrosunda baş rol oynamışlığımı yüzüme vurarak.
Gidenler hep kapıyı çarparak gitti yüzüme.
Kıyımamı uğrar hep, dört gözle bekleyenler.
Sözcükler felç olup düşüyor boşluğa,
Rüzgâra mı karışır bilinmez ki,
Son yolculuğa uğurlanıp, bileti kesilenler.
Gün ışığı ile umut karışmış biribirine,
Pencereden süzülüp giriyor odalara.
Aldanacak yine kelebek düşlerim,
Yükleyecek rengârenk hayalleri kanatlara.
Kur yapıyor sözcükler dilime pelesenk,
Bir Bahar kıpırtısı içimde yine,
Kumrular ağıt yakıyor, göçebe kuşlar
Tüm asaletiyle dönecek yuvalara yine.
Ölçüsüz sözcükler, darmadağın harap,
Yaşam denilen, mutluluğu arama yolunda,
Koca bir ızdırap.
Su akıyor pınardan yalap, yalap,
Dilimde koruk bir tat, bilinmez ki,
Hangi bağın üzümünden yapılmış,
Dudağıma değen hüzünlü şarap.
Kocaman bir Sahra yalnızlığı benimki,
İçinde, ulaşılmazlığa yeltenen kocaman Serap.
İsyana kalkışan ukdeler hep, yürek garında.
Sonsuzluğa uğurlanan trenler
Geriye dönmemeye ant içmiş.
Hüzünlü yaşam formunda yürek,
Mutluluğu hep es geçmiş.
Ey gafil,
Yazıp,yazıp durursun sözcükler yorgun.
Hep bir serencam,şikâyet dilinde.
Umut dolu bakmayı bir dene yarına,
Gönül, umudun şifalı suyunda,
Sevgi dolu sözcüklerle dem bulsun.
Kayıt Tarihi : 12.3.2026 13:15:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!