Bir ölüye açık mektup
Sevgili Elvan,
Kırgınım sana. Kırgınlık sözü yetmiyor öfkemi anlatmaya. Böyle sessiz sadâsız, ansızın nasıl gidersin? Ne hakkın var seni seven, çok seven, gerçekten çok seven, yürekten seven Gaziantepli dostlarını acılara boğmaya? ..
Lütfiye Aydın Kitap Fuarı için Gaziantep’e gelmişti. Sana isyan ederek verdi uzun yolculuğa çıkışının haberini. “Bunun için mi geldim ben kentime? ” diye, için için ağlıyordu.
Bir ölünün ardından güzel şeyler söylenir. Olumsuzlukları unutulur, hep olumlu yanlarıyla anılır o. Oysa senin olumsuz bir yanın yoktu. Gazianteplilere hiç yanlış yapmamıştın:
Kırşehir’in Kaman ilçesi Yelek köyünde doğmuş, yüksek öğrenimini bitirir bitirmez Gaziantep’te, o en kutsal meslek olan öğretmenlik görevine başlamıştın. Kentimi, kentin bilmiştin. “Benim Güzel Gazianteplilerim”den olmuştun. Seni tanıma şansını elde eden her Gaziantep’in yüreğinde yer almıştın.
Gün ışığındaki hissemize razıydık
Saadetinden geçtik
Ümidine razıydık
Hiçbirini bulamadık
Kendimize hüzünler icadettik