Bir sonbahar öğle vakti...
Hiçbir sebep yokken dışarı çıktım;
Öylesine.
Havada tek bulut yok.
Güneş gökten ateş döküyor.
Vitrinlere baka baka
Kapalı Şarampol yolundan yürüyorum.
Bu yol sadece yayalar için tahsis edilmiş.
Renkli mozaiklerle kaplanmış...
Avrupai bir görünüm...
Güneşle güzelliklerin buluşması...
Pırıl pırıl!
Ara sıra tranvay geçiyor yerleri sarsarak...
Tranvay yolu yeşil halılarla kaplanmış...
Fıskiye sesleri çocuk seslerine karışıyor.
Top oynuyor çocuklar
Adını bilmediğim ağaçlar dikilmiş kaldırımlara.
Cıvıl cıvıl kuş sesleri...
Bütün güzelliklerin buluştuğu yer şarampol caddesi.
İnsan ruhuna mutluluk veriyor!
Kâzım Özalp caddesinde ilerliyorum.
Burası da Şarampol caddesi kadar güzel!
Vitrinledeki mankenler canlı gibi...
Güzel havanın etkisiyle kalabalık artıyor.
Kalekapısına iniyorum.
Burada tarih ve tabiat iç içe...
Attalos Heykeli'nin önünde duruyorum.
Attalos, ikinci Bergama Kralı...
Kral,çıplak değil,kısmen giyinik.
Antalya'nın kurucusu...
Bir süre heykele bakıyorum.
Milattan önceye götürüyor beni.
M.Ö 158...
Kulenin dibinde faytonlar sıra sıra...
Atlar bakımlı ve iri gövdeli...
Yağız,doru,al,kır atlar...
Bir nostalji sunuyor bize...
Eskiden taksi yerine faytolar çalışıyordu
Cadde ve sokaklarda.
Vakit ikindiye yaklaşıyor.
Hava yavaş yavaş bulutlanıyor.
Yivli Minare'nin önünden geçiyorum.
Yivli Minare Antalya'nın simgesi...
Bir füze gibi göğü deliyor.
Camisi ile birlikte Selçuklu kokuyor.
Hava parçalı bulutlu...
Bu kentte bir günde dört mevsim yaşanabilir.
Hava sabah pırıl pırıl iken şimdi
Yağmur çiseliyor;damlalar düşüyor birer ikişer.
Düşen her damla denizde halkalar oluşturuyor,
Bu halkalar kıyıya kadar geliyor.
Hayranım bu kentin kumuna,güneşine;
Tarihine,doğasına...
Güneşin ucu Beydağlarına değiyor.
Güneş ışınları turuncu bir hal almış,
Ve deniz mavisi ile birleşip
Muhteşem bir görüntü oluşturuyor.
Deniz sakin,dalgasıs...Uysal koyun gibi...
Yaldır yaldır ediyor.
Güneş ışınları Hıdırlık Kulesi'ne vuruyor.
Hıdırlık kulesi kare biçiminde bir kaide üstünde
Silindir biçiminde bir yapı...
Asırlardır bu muhteşem manzarayı seyrediyor.
Akşam kızıllığı kaybolurken ay beliriyor
Çam ağaçlarının arasından.
Baklava tepsisi gibi...
Ağaçlara sürtünerek yükseliyor.
Ruha huşu ve tevekkül veren bir manzara
Hakim oluyor bu saatte şehre.
Denize inip hızla yükselen martıların
Hazin nağmeleri işitilirken eve dönüyorum.
Kayıt Tarihi : 24.11.2017 08:24:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!