Ağlasa derd-i derûnum çeşm-i giryânım sana
Âşikâr olurdu gâlib râz-ı pinhânım sana
(Sevgili!) İçimdeki dertler ile, yaş dolu gözlerim senin için ağlayacak olsa, (gönlümdeki) gizli sırlarım (gözyaşlarıma) gâlip gelir ve (sırlar) sana aşikâr olurdu.
Mesned-i hüsn üzre sen ben hâk-i rehde pâymâl
Mûr hâlin nice arz ede Süleyman'ım sana
Handan,hamamdan geçtik
Gün ışığındaki hissemize razıydık
Saadetinden geçtik
Ümidine razıydık
Hiçbirini bulamadık
Kendimize hüzünler icadettik
Devamını Oku
Gün ışığındaki hissemize razıydık
Saadetinden geçtik
Ümidine razıydık
Hiçbirini bulamadık
Kendimize hüzünler icadettik
UFUKLARIN SULTANI....
ECDADIMIZ GÖNÜLLERİ DE FETHETMİŞ...NÛR İÇİNDE YATSIN...
Zahm-ı hicrân şerhi çün mümkün değildir dostum
Sîne-çâkinden haber versin girîbânım sana
Ne mümkün be Koca Fatih, namümkün!
Boşuna Fatih dememişler ona.Osmanlının çağı takip edemediğini, geri kalmış olduğunu iddia edenler biraz inceleseler nasıl iyi yetişmiş, yetiştirilmiş sultanlar tarafından yönetildiğini anlarlardı. Rabbim kabrinin ûr etsin koca SULTAN
Gerçekten 'yüreği' maden ocağı gibi bir devin şiiri olmuş...
'Sabah kadar sadık' benzetmesini de zaten ancak böyle bir dev gönül ve zeka çıkartabilirdi..
Mutlu oldum bu şiiri burada bulduğum için.
Özellikle de Türkçe anlam açıklama satırlarıyla..
Antoloji'ye teşekkürler...
Şair avnî ( fatih sultan mehmet ) nin nasıl bir sultan olduğunu hissettiren en güzel şiirlerinden biri ..
O , bu ince yüreğiyle armağan etti bize İstanbul'umuzu , biz kaba emellerimizle kirlettik ....
...Öğretenlere duyduğu saygının altında da bu ince yürek yatıyor ve her hecesi ile her sayfada yer almayı hak ediyor ...
Sevgili Adem'in takıldığı noktada sanırım Fatih örnek devlet adamı olarak verilmek istenmiş .. Ama ne yeri , ne zamanı !
Bu şiir gönülden dökülüyorken , Fatih'in azâmeti en ince yanını gösteriyorken bu sayfada aykırı adımlamak hoş olmaz !
Bir kez olsun tek ağızdan hoşgörü dökülsün !
RUHU ŞAD,MEKANI CENNET OLSUN.
İSTANBUL İÇİN YAZDIĞIM ŞİİR İLE BÜYÜK USTADI SELAMLIYORUM.
Yedi Düvel Yedi Tepe Efsane İstanbul
Yeni bir çağa Sultan Mehmet çığır açacak.
Atasından yadigar efsaneye cihan şaşacak.
Yerde sararmış bir yaprak görürsen eğer
İnan sevgilim inan bu her şeye değer.
Işıkların altında İstanbul'u seyrediyorum;
Geçen yıllarıma inan; inan sevgilim kahrediyorum.
Karadeniz’den esen rüzgar senin saçlarını savuruyor,
Nedenini bilemediğim bir his içimi kavuruyor.
Galata'dan attığım mendil kubbelerin'den savrulur durur,
Üçüncü Ahmet çeşmesinin zinciri sevdama dem vurur.
Boğaz'da çırpınan bir martı'nın kanat sesleri
Çamlıca’nın görkemi gibi uyandırıyor hislerimi.
Bir yıldız bir yıldız gibi çıkıyor yokuş yukarı.
Taksim'de yürü'yor caddeyi istiklal'de müzmin bekarı,
Sevdanın bir ucu Hisar diğerin de Saraçhane'de yıkılmış surlar
Sultanahmet haşmeti ile Ayasofya sıra sıra gelen turlar
Savruldum bir yaprağın kenarında ada vapurunun güvertesinde.
Sevdan bir Dolmabahçe bir Beylerbeyi saray'ının cümbüşü renk bahçesinde
Sevda tutkunlarını esir alan Bakırköy,diğer yanda zengine saran Yeşilyurt.
Bayrampaşa esir almış Metrisin soğuk duvarlarını,mahalleyi Gazi’de aç kurt
acımasız hayatın can can hanımefendileri,hayali zenginlikte Veliefendi de koşar beygirleri.
Aksarayda yaya isen caddeyi vatan,pazarı Lalelide açılır yedi milletin sergileri.
Osmanlı Sultanı Padişahı alma ismi ile haşmeti gibi duruyor tarih kokan Beyazıt.
Her köşesinde ulu mimarların adsız kahramanların günümüze gelen bir çok anıt.
Bir başka içine çeker taverna müziği Tarabyada,yersin böreğini Sarıyerde.
Renk cümbüşü içerisinde istiridye, midye tava önümde Hisar,Altınkum plajım nerede?
Istim alırdı gemilerin İstinyeden,buram buram kokardı çamların HacıOsman bayırından
Yokuşu yıldızdan seyrederken ölümsüz manzarayı,ıhlamurlar altında dörtnala Beşiktaştan.
Dört bir tarafını sarmış bir birinden nadide eşsiz sanat abidesi sarayların,
Yirmidört saat nöbet bekler yüce Ata’sına Dolmabahçe de yavruların.
Süvariler sevdam gibi geçti tan vakti erenler diyarı Üsküdar'dan
Boğazın'da sevgilimin çifte gerdanlığı,haber mi var yar'dan.
Bilsem aldanırmıy'dım Bebek, Emirgan, Aşiyan gibi parılda'yan yeşil gözlerine,
Her köşene yazılan hafızamıza kazınan süslü içine çeken sözlerine.
Toptaşı, Atalamataşı, Hergele meydanı derken,Çiçekçi’den Karacaahmete inerken
Tüm sevdiklerim yatıyor ulu çınarların altında,gözyaşlarım akıyor seyrederken.
Yalnız Selvi (Ümraniye) adını Frigyalılardan aldı.Roma,Bizans derken Osmanlı fetihetti.
Osmanlı padişahı 1 Ahmet beratı,şeyh Aziz Mahmut efendiye vakıfetti.
Yemekte canın tavuk çekerse geçersin Ümraniye,Alemdağ'dan
Oyalı mendil gelmiş Topkapı'lı eğitim fakülteli esmer yar'dan.
Yarin kokusu gelir Haliç'ten savrulur mistik kokular Sadabat’tan,
Avrupaya açılır bir kapı Eminönü,Sirkeci gar'dan,yarin elini tuttum Yerabatan’dan.
Nerde o eski Arnavut kaldırımların,Galata'dan geçerdi en güzel tranvayların.
Boğazı yakar Beylerbeyi,Dolmabahçe,İstanbul'u yakar Topkapı vakur sarayların
Yedi cihana hükmeden padişahların saraylarında yetişti,
Kutsal emanetleri ve kaşıkcı elmasını insanlığa bahşetti.
Kadıköy sahil,dolmuşun'da Moda,gezilir Bahariye’de,nostalji ararsan Kurbağlıdere’de.
Koşuyolun'da koşar'dı dörtnala atlar,Papazın çayırı şimdi acep nerede?
Yayan gidersen kalırsın Tuzla'da piyade,içelim kahveyi iki orta bir sade.
Köftesine ve ayranın tadına doyulmaz,kapat gözlerini bana müsaade.
Okursun her köşesin'de tarihi bir yazı,çekilmiyor bu güzelin artık nazı,
Fakiri'de zengini'de bulur kendince eğlenceli bar'ı ve saz'ı.
tavernalar,bar'lar doldur'du sokak aralarını,Ortaköy sahilin'de entel magandaları
sazlar çalınır,kayıklar çekilir'di masmavi Göksu’da,unutulurmu o gizemli anları
sırtım'da darphane,gözlerimin önünde Gülhane,Saray Burnun'dan salınır endamlı gemiler
her köşen'de bir birin'den nadi’de mimar Sinan şaheseri eşsiz camiler
Beylerbeyi'nin saltanatın'dan,Çengelköy’ün bostan bahçelerin'den badem seçerken,
Başıbağlar'dan salındınmı? Babilin asma bahçeleri misali Bulgurlu’nun asma bağların'da güzel süzerken
Diyarbakır karpuzu elin'de Alemdağ’dan, Taşdelen’e pınar’ların suyu keserken
cuma namazını mimar Sinan şaheseri Sultanahmet Camisinin avlusun'da Ayasofya'yı seyrederek dinler'ken
gümüşten ince tellerin güzel kızların süsler hayalini Tellibaba'nın bağırın'dan
çayırın önü devam eder Beykoz'a erenler diyarına Hz Yuşa’nın kabrin'den
Piyer Loti'den seyretmek altın boynuz'u,Kanlıca'da yerken kaymaklı yoğurdu
Kimileri bağlar türbelerine kısmet ipleri,Eyüp Sultan’da umutlar korkut'tu
Sanki senin uğuruna yapılmış denizin ortasına eseri sanat kulesikız
Karşılıklı birbirlerine kur yapar Hisarın'da boğazı kesen aykız
Zümrütü Anka kuşu müjdeliyordu,Fatih Sultan Mehmet efsaneyi fetihedecek
Tarih yazan yüce Atamız’dan insanlığa yadigar gençlerimiz vatan gibi bekleyecek
sultanların diyarı yedi düvel yedi tepe efsane İstanbul.
İbrahim Necati Günay
Cennetmekân Fatih Sultan Mehmed Han'ın şanına layık bir şiir. Okudukca derin derin manalar çıkıyor.
geçen bir proğramda japonların türkler hakkında bir ropörtajını okudum aynen şöyle..
bizim sizin gibi tarihi bir geçmişimiz yok ve kültürel değerlerimiz zengin değil çok şanlısınız...
elbetteki geçmişimizdeki bu üstadlara saygı aklı selim yüreği hür her anadolu isnanının bence bir görevi olmalıdır.. şu günlerde bir aileyi bile yönetemez hale geldiğimiz günlerde bu şahsiyetler bir imparatorluk yönetmişlerdir....
ne güzel ki bu demokratik ortamda bu tarz konuları karşılıklı konuşa biliyoruz..
inkar eden aslıda osmanlıyı değil kendi geçmişini inkar edeiyor bana göre..
yani bu adamların geçmişte devlet işleyişinde yaptıkları hatalar onları inkar etmemiz anlamına gelmiyor...yani mevzu aslında her taraf için kendi düşünsel çıkarlarıyla yorumlanıyor.. ama tarih denen bir gerçek vardır ki hiç bir şekilde inkar edilemiyor.. bu şahsın bir devri açıp bir devri kapamasıdır..
ki bu hayranlığa şayandır....evet devlet adamları her dönemde.. aldıkları ilmi eğitimlerle kendilerini ki genelde geliştirmişlerdir..
mesela cumhuriyet dönemindede böyledir.. musatafa kemalinde çok güzel ve akıcı yazısı vardır.. enver paşa keza farklı bir kalem...örnekler çok fazla....
şu anda ki konum ya da düşüncemiz ne olursa olsun... tarihimizi inkar etmemeliyiz bence japonlar ki biz bazen kıskanırız.. oysa onlar tarihimizi kıskanıyor ve bunu medya da açık ça söylüyorsa bence.. sezarın hakkını sezara vermeliyiz...
bu tarihte adını zümrüt yeşili yazdıran
ve konstantini adına nice şiirler yazılan istanbul olarak bizlere mekan yapan komutanı saygıyla selamlayıp..ona ve tüm can veren baş koyanlara allahtan rahmet diliyorum...
herkese selamlarımı sunar sokağıma çekilirim.. sokak şairi...
ŞİİR HOŞ,YAZAN,MUHTEREM,VESİLE OLANLAR,SAYGI DEĞER,TAM ŞU MÜBAREK GÜNLERE YAKIŞIR ŞİİR VE GAZELLERDEN.
MUHTEREM ATAMIN,MUAZZEZ RUHU ŞAD OLSUN!
FAKAT BAZI TAŞTAN OLMALAR,TAŞ KALPLİ,TAŞ VİCDANLI,TAŞ KABİLİYETLİ VE HER SÖZÜ TAŞ GİBİ İNCİTİCİ OLANLAR,BU GÜZEL GAZEL'E KENDİNCE TAŞ ATMIŞ(!).
EH NORMALDIR.ADAM TAŞ OĞLU TAŞ!TAŞTAN İNSAF BEKLEMEK AHMAKLIK OLMAZMI?
Bu şiir ile ilgili 33 tane yorum bulunmakta