Ve Mea Stella Şiiri - Murat Dilber

Murat Dilber
9

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Ve Mea Stella

Bugün yalnız kara tahammül edeceğim
Tâ boğazıma kadar çıkan deli kara
Yeşilliklerden çok toprağı gül edeceğim
Gül edeceğim sırrımı verdiğim topraklara
Topraktan çıkan deli karı seyredeceğim
Kara derdimi anlatınca uçurucam rüzgara
Ancak ellerine değince sabredeceğim
Derdimi ellerine düşen karda ara

Ellerime doğru uzanan çaresiz balık
Holtama takılan bu tutsak yemi alır
Sigara külümden oluşan yalnızlık
Bir hisar oluşturur ve ömrüm kısalır
Sigara dumanı kadar beyaz ve karanlık
Terli ellerim senin hatıralarına kalır
Sana da tatlı belam bir resim bıraktık
Anılarım belki bugün değil yarına kalır

Tilkiler çaresiz çaresiz bakar dağa
Avcıya av olmamak için kaçarlar
Bir gün yıldırım düşerse eğer toprağa
Bir avcı ve av olan tilkinin çaresizliği kadar
Gözündeki nefreti sırtlarsa kamplumbağa
Gibi anılarım öz belleğim önünde yavaşlar
Rüyasında örümcek başlarsa ağlamağa
İçine gül koyduğum tüfek ötmeye başlar

Üzülen ağaçlar can verirse çiçek açmaya
Yaprakları bu deli gönlümün rüzgarına dalacak
Ağacın yaprağa baktığı gibi bakarsam aya
Deli gönlümde kuş kalmayıp dallarım kırılacak
Gönlümün çicekleri topraktan başlarsa kaçmaya
Bahçemdeki aşk yıldırımın nefreti gibi solacak
Günlerimi tutup anılarımı sığdırırsam aya
Haftayı atlayıp tâ gecemin içinde kaybolacak

Lamba gibi bir gün yanarsam tavanda
Işığımı çatıların birleştiği gökyüzünde ara
Geceleri kuşlar bülbül gibi öterse yuvanda
Işığın ve sesinin geceleri uzanır yıldızlara
Bulut yaşadığı acıları döküp ağladığında
Toprağın baktığı gibi baktınmı bendeki kara
İnci tanelerimin toprağa düştüğü şu anda
Elin değdimi göz yaşı döktüğüm mısralara

Görürsen kuşlarımın gönlümdeki yarasını
Bir kuş can verir tebessümünle gülüşlerine
Kanadı kırılan kuşun kanlı ve parlak elmasını
Ahh! Vursalarda beni bir kanlı kuş yerine
Parlak elmas gönlümde tutarsa pasını
Nefretin yağmur gibi düşer dilberine
Toprağa düştüğü için gösterdin iltamasını
Beni tanımadan vurdun en yumaşığından en derine

Örüyor sarmaşık bahçemdeki son ağacı
Herşey eskisi gibi değil çoğaldığı gibi azalıyor
Kuş yuvasındaki sevgilerim azalması kadar acı
Bi o kadar da yavru kuşlarım her gece ağlıyor
Ve yüreğimde korudun baş örtünde ki saçı
Sarmaşık gibi sardı çözemediğimle kalıyor
Ve baş örtünde ki gizemli ettiğim baş tacı
Gönlümün kraliçesi en başta zirveye yer alıyor

Rivayatte aydınlanmış sırra giden karanlığından
Bir mağaranın görmemiş ışığı göğe doğru çıkar
Gün görmemiş örümceklerin ışığa düşman
Sırlarımın sırrına ermek için aydınlanan anahtar
Senin kalbine doğru açılan kapı aralığından
İşte tek anahtarım senin gönül kapında var
Kapı gibi sırlarım en derine aralandığı zaman
Beni ve her şeyi işte o zaman anlayacaklar

Üzülen yeşilliğin masumca buluta istirhamları
Ancak bulut ağlayınca yeşillikler güler
Ve bulutun yeşilliklere söylediği ithamları
Bir nefreti yıldırım gibi düşünce yer
Yeşillikleri bir korku tuttu sabahları akşamları
Bulut acıyınca ağlamış ve sevinmiş yeşillikler
Bir korkudan sonra sevinince sürmüş yaşamları
Ve yeşillikler bulutun elbet ağlamasını bekler

Rüyalarımı saran yapraklarım sarı
İçimdeki yaraları sarsa da kayacak
Baykuşlar ötsede içindeki yaraları
Dalı kırdığı için yaprak anlamayacak
Ağaçtaki peteğinden çıkan arı
Gülü gördüğü yerde gülü sayacak
Ben onun kalbinde çektiğim yalnızlıkları
Benim değerimi işte o zaman anlayacak

Murat Dilber
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!