Bedri Tahir Adaklı Antoloji.com



Sen mesleğini ve efkârını hak bildiğin vakit, 'Mesleğim haktır veya daha güzeldir' demeye hakkın var. Fakat 'Yalnız hak benim mesleğimdir' demeye hakkın yoktur.

Senin üzerine haktır ki, her söylediğin hak o ..

Devamını Oku
  • Ayhan Bayram
    Ayhan Bayram 19.06.2017 - 20:47

    Güzel bir eser ustam

  • Güner Hacısalihoğlu
    Güner Hacısalihoğlu 22.05.2017 - 08:47

    "Göçmen Çocuklar" adlı şiirime yaptığınız değerli yorumunuz için teşekkür ederim. Saygımla...

  • Tahir Demir
    Tahir Demir 12.05.2017 - 09:32

    Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim
    Lakin ben şair değil bir acemiyim
    Dediğiniz düzeltmeyi yaptım efendim
    Ellerinizden öper,hürmetlerimi sunarım
    Cumanız mübarek olsun değerli üstadım

Toplam 142 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR


Toplam 8925 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR
  • ...yahudi...

    27.12.2016 - 22:50

    Kendine ait değilse Bir ELMA İÇİN bir ağacı kesebilir.

  • şeriat

    30.06.2012 - 13:35

    Tabiat dedikleri şey, bir matbaadır, tabi’ değildir. Tabi’, ancak kudrettir. Kanundur, kuvvet değildir. Kuvvet, ancak kudrettedir. Yahut, nasıl ki bildiğimiz şeriat, insanlardan sudur eden ef’al-i ihtiyariyeyi bir nizam ve bir intizam altına alıp tahdit eden kaidelerin hülasasıdır veya devletin işlerini tanzim eden nizamların, düsturların, kanunların mecmuasıdır. Kezalik, tabiat denilen şey de, alem-i şehadetin uzuvlarından ve eczalarından sudur eden ef’al arasında bir nizam ve bir intizamı ika eden İlahi bir şeriat-ı fıtriyedir. Binaenaleyh, şeriat ile devlet nizamı, makul ve itibari emirlerden oldukları gibi, tabiat dahi itibari bir emir olup, hilkatte, yani yaratılışta cari olan adetullahtan ibarettir.
    Amma tabiatın bir mevcud-u harici olduğunu tevehhüm etmek, bir fırka askerin, idman ve talim esnasında yaptıkları o muntazam hareketlerini gören bir vahşinin, 'Aralarındaki o nizamı idare edip birbiriyle bağlayan ip gibi birşey mevcuttur' diye vahşice ettiği vehme benzer. Binaenaleyh, vicdanı ve aklı vahşi olan bir adam, sathi ve tebei bir nazarla devam ve istimrarını muhafaza eden tabiatın müessir bir mevcud-u harici olduğuna ihtimal verebilir.
    Hülasa: Tabiat, Allah’ın san’atı ve şeriat-ı fıtriyesidir. Nevamis ise, onun meseleleridir. Kuva dahi, o meselelerin hükümleridir.
    İŞARATÜ'- İ'CAZ s.146

  • şeriat

    30.06.2012 - 13:00

    Şeriat, doğrudan doğruya, gölgesiz, perdesiz, sırr-ı ehadiyet ile rububiyet-i mutlaka noktasında, hitab-ı İlâhînin neticesidir.
    Tarikatin ve hakikatin en yüksek mertebeleri, şeriatın cüzleri hükmüne geçer; yoksa daima vesile ve mukaddime ve hâdim hükmündedirler. Neticeleri, şeriatın muhkemâtıdır. Yani, hakaik-i şeriata yetişmek için, tarikat ve hakikat meslekleri, vesile ve hâdim ve basamaklar hükmündedir. Git gide, en yüksek mertebede, nefs-i şeriatta bulunan mânâ-yı hakikat ve sırr-ı tarikate inkılâp ederler. O vakit şeriat-ı kübrânın cüzleri oluyorlar. MEKTUBAT 435

Toplam 4 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR