Remzi Ece Şiirleri

47

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Remzi Ece

Bayramlarımız
Çoğumuz üç dört yaşlarına kadar eskileri hatırlarız ve hatıralarımızın bir yerinde mutlaka o yıllara ait bayramlara ilişkin birkaç renkli şey bulunur.
Aylar öncesinden müjdelenir bayramlar ve günler öncesinden çoğunlukla bayramlıklar alınmıştır bizlere. Ve yine bayram öncesinde giyilip sergilenmiştir mutlaka.
Biri Ramazan diğeri Kurban olan bu bayramları özlemle beklerdik.
Yedi yaşımıza gelip okula başladığımızda, yeni yeni şeyler öğrenmeye başlamıştık. Hayat daha da renklenmişti. Hatta yeni bayramlar da öğrenmiştik bu yıllardan itibaren.
Bahar bayramı, çeşitli isimlerle yüzyıllardır tüm uluslar tarafından kutlanmaktaydı; Birçok millet tarafından kutlanan birçok bayram da vardı elbette.

Devamını Oku
Remzi Ece

12 Mart Muhtırası 41 Kere MAAŞALLAH

Lügate merak sardım şu günlerde; yani günümüz diliyle sözlüğe. Eskiden de uzak değildim zaten.
Bugünlerde öğrendiğim kelime ise muhtıra…

Sözlükte hatırlatma, anlamına gelen bu kelime diplomaside ise uyarı yani nota anlamı taşımaktadır. Bir şeyin hatırlatılabilmesi için önceden var, ve belleklere işlenmiş olması gerekmektedir.

Devamını Oku
Remzi Ece

Dörtyüz Vekil.
Gündemin yeni başlıklarından biri de dörtyüz vekil.
Sn. Cumhurbaşkanı, bir süredir dörtyüz vekile dikkat çekiyor belli bir mesele için.
Elbette ki bu mesele ile ilgili lehte ve aleyhte saatlerce konuşacak donanıma sahibiz; Ancak bizim dörtyüz vekil ile ilgimiz malum meseleye ilişkin değil.
Biz de dörtyüz vekil istiyoruz; Peki ne için?
‘‘Biz dörtyüz kişi yeteriz, beşyüzelli kişi çok’’ demeleri için.

Devamını Oku
Remzi Ece

Baba Görgüsü

Uzun yıllar ticaretle uğraştım; Daha doğrusu uğraştığımı zannettim. Bu cümleden, fazla bir başarı elde edemediğimi anladığınızdan eminim. Milletimin keskin zekası ile her zaman iftihar etmişimdir.
Rahmetli Sakıp Sabancı’yı tanımayanımız yok.’’ Kaliteli İnsan’’deyince, aklıma ilk gelenlerden.
Bu medyatik büyüğümüzden öğrendiğim bir şey var ki, o da başarının, uzunca bir disiplin ile ancak yakalanabildiğidir.
Dededen toruna mirasla taşınabilen bir disiplin! Yani demek oluyor ki, her konuda olduğu gibi, başarı konusunda da ‘’baba görgüsü’’ çok önemli.

Devamını Oku
Remzi Ece

Korkularımız vardır; Çoğunlukla fıtrattan gelen.
Edilgen kültürlerde bu korkular oldukça çeşitlidir ki, korku toplumlarını ve başlı başına korku kültürlerini oluştururlar.
Günümüzde birçok korku patolojik boyut kazanmıştır. Bunları irdeleyecek ehliyete sahip değiliz elbette; Lakin bu korkuların varlığından haberdar olacak kadar da hayata bağlı olmalıyız. Bizimki de bu minvalde.
Yıllar önce kendi işimizi tasfiye edip, özel bir şirkette işe başlamıştık. Bize verilen işi çabucak yapma heyecanımıza karşılık arkadaşlarımızdan birisi, ‘’bunu bitirince ne yapacağız’’ diye tepki vermişti.
Yadırgamıştık o sıralar; ama anlayamadığımız bazı şeylerin olma ihtimalini de kabul etmekteydik.
Yıllar geçtikçe gözlem yeteneğimiz artmış olacak ki bazı şeylerin sebeplerini tespit edebilir ve sonuçlarını öngörebilir olmuştuk.

Devamını Oku
Remzi Ece

Kuş Beyinli Olmak Yeterli
Bilirsiniz, bu tabiri istihza için kullanırlar genelde.
Bazı işleri beceremeyenler için kuş beyinli derler.
Allah’a şükürler olsun ki rahmeti bol bir mevsim geçiriyoruz. Anadolu’muzda yağmura rahmet denildiğini de zaten bilmeyenimiz yok. Ramazan- Şerif’in ilk günü Teravih sonrası rahmete yakalanmak ta hoş bir tevafuk oldu.
Yine bu yağmur sularında, cıbıl cıbıl yıkanan serçeleri, görmeyenimiz var mı. Aynı rahmetin kristalleşip kar olarak düştüğü günlerin birinde, kavanoz kapağını tekrar tekrar yukarı taşıyıp, kayak yapan karga hoş bir hatıra değil mi? Bu kuşlar, haddimizi aşıp hafife aldığımız beyinleri ile kim bilir daha ne güzel işler yapıyorlar.
Ve yine Merhum Mehmet Akif’in, Küfe isimli şiirinde yüz sene önce tarif ettiği denizleri de, her rahmette Ankara’mızda dahi görmekteyiz. Ne güzel değil mi?

Devamını Oku
Remzi Ece

Lügat merakımı bilir ya dostlarım; bu da onlardan biri. Ama bunun için sözlüğe bakmadım. Anadolu çocuğuydum ne de olsa, kendi kendime çözebilirdim.
Henüz beş yaşımdayken hadi şu tavukları bi yemleyiver dediklerinde, avluya inip bir avuç buğdayın tavukların önüne saçıverileceğini biliyordum nasıl olsa. Yemlemek, yem yedirmek olduğuna göre keklemek de olsa olsa kek yedirmektir herhalde!
Günümüzde bu kek yedirme meraklılarının sayısı oldukça artsada, benim gibi, kek sevmeyen kel vatandaşları düşünenine henüz rast gelmedim. Hadi hayırlısı...

Devamını Oku
Remzi Ece

Ateş Olmayan Yer
Ateşin keşfi, belki de medeniyetin bu denli gelişmesinde en önemli etkendir.
Ateşle yaptığımız işleri yapamadığımızı bir düşünün; Sadece toplayıcılıkla elde ettiğimiz besinlerle idare edecek ve avcılıkla elde ettiğimiz etleri çiğ tüketecektik. Bu durumda yaşamın ne kadar süreceği de belli değil.
Bir de ateşi kullanarak, cevherleri işleyip elde ettiğimiz araç gereç ve makinelerin olmadığını düşünürsek vay halimize.
İlk devirlerde kabileler arası iletişim bu kadar yaygın olmadığı için, toplumlar daha çok kendi içlerinde kalmışlar ve iç dinamikleri ile yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Bu nedenle yerleşimler, etnik ve kültürel olarak büyük ölçüde homojen kalmışlardır.
Hayatta kalmanın zor olduğu bu dönemlerde edep ve edebiyat arka planda kalmış, deneme yanılma yöntemiyle öğrenilen bazı şeylerle hayat idame ettirilmeye çalışılmıştır. Burada adına bugün de ata dediğimiz yaşlılar ve öğretileri önem kazanmıştır.

Devamını Oku