NEŞE ŞİİRLERİ

NEŞE ŞİİRLERİ

Halil Cibran

Kendinizi neşeli hissettiğinizde kalbinizin derinliklerine inin.
Farkedeceksiniz ki, size bu sevinci veren, daha önce üzülmenize neden olmuştu.
Üzgün olduğunuzda, tekrar kalbinize dönün.
Göreceksiniz ki, daha önce sevinciniz olan bir şey için ağlıyorsunuz.
..

Devamını Oku
William Blake

Adım yok benim
İki aylığım
Nasıl seslenirim sana?
"Mutluyum ben,
Neşe benim adım"
Neşe düşsün payına

..

Devamını Oku
William Blake

Çalsana kavalı
Bak sustu sesi
Kuşlarda neşe
Gündüz ve gece
Şarkı söylüyor
Vadide bülbül
Tarla kuşu gökte
..

Devamını Oku
Hermann Hesse

'İşte çevrende hışırdıyor dalga; ve sen dalgasın; orman; ve sen ormansın, iç ve dış diye iki ayrı şey yok artık, kuşsun ve uçuyorsun havada, balıksın ve yüzüyorsun denizde, ışığı emiyorsun; ışıksın, karanlığın hazzına varıyorsun ve karanlıksın. Yollara vuruyoruz, ey ruh, sularda yüzüyor, havalarda uçuyoruz, gülümsüyor ve narin ruhsal parmaklarımızla kopmuş iplikleri yeniden birbirine bağlıyoruz, yok edilmiş titreşimleri mutluluk içinde diriltip sürdürüyoruz yeniden. Tanrıyı aramıyoruz artık, Tanrı oluyoruz. Öldürüyor, birlikte ölüyoruz; yaratıyor, düşlerimizle yeniden diriliyoruz, en güzel düşümüz mavi gökyüzüdür, en güzel düşümüz denizdir ve balıktır en güzel düşümüz, neşe saçan aydınlık sestir, neşe saçan parlak ışık - hepsi de düşümüzdür bizim, hepsi de bizim en güzel düşümüz. Az önce öldük ve toprak olduk. Az önce gülmeyi keşfettik. Az önce gökyüzüne bir burç kondurduk.
Çın çın sesler geliyor ve her ses annenin sesidir. Ağaçlar hışırdıyor ve her biri beşiğimizin üstünde hışırdadı. Yollar yıldız biçiminde ayrılıyor birbirlerinden ve her yol bizi sılaya götürüyor.'
..

Devamını Oku
Necip Fazıl Kısakürek

Tek neşe bu dünyada, var olmanın sevinci;
Ve tek ilim, varlığın bilinmeden bilinci....
..

Devamını Oku
Ömer Hayyam

241
Ne kazandım dünyadan? Sorulunca: Hiç.
Şu kısacık yaşama sarılınca? : Hiç.
Yanan neşe mumuyum, üzme boşuna;
Cem elinde kadehim, kırılınca: Hiç.
..

Devamını Oku
Victor Hugo

Neler mi istiyorum uyaninca her sabah
Ne bahardan bir nese, ne de yazdan bir cicek
Siyah, siyah cok siyah kadife kadar siyah
Bir sacin buklesini bana kim getirecek

Neler mi istiyorum gurbette aksamlardan
Ne ruzgardan bir buse, ne de bir pembe kelebek
..

Devamını Oku
Fernando Pessoa

Bugün sık sık yaptığım gibi düş kurdum, hayatımın tinsel tarafı büyük oranda bu amaçsız ve değersiz düşlerden oluşur. Rua dos Douradores ten patronum Vasques'ten, muhasebeci Moreira'dan, jilet gibi takımlar giyen şirket çalışanlarından, ayak işlerine bakan çocuktan, üniformalı uşaktan ve kediden bir daha geri dönmemek üzere ayrıldığımı tahayyül ettim. Adeta zincirlerimi kırmıştım, sanki bütün güney denizleri keşfedilmek üzere büyülü adalarını sermişti önüme. Bundan böyle gönül rahatlığıyla kendimi sanata verebilir, varlığımı zihinsel açıdan tamama erdirebilirdim.

Ama birden, hatta daha düşüncelerimde yüzerken -kısacık öğle tatilinde, bir kafede oluyordu bu-, bir rahatsızlık duygusu düşüme saldırıverdi: Acı çekerdim, diye düşündüm. Evet fazla söze gerek yok: Acı çekerdim. Patron Vasques, muhasebeci Moreira, veznedar Borges, çevremdeki tüm o namuslu insanlar, mektupları postaya götüren neşe küpü çocuk, maharetli ortacı ve o dünya tatlısı kedi - hepsi hayatımın bir parçası haline gelmiş meğer; onlardan ayrılacak olsam gözyaşlarıma hâkim olamaz, o küçük dünyanın, gözüme ne kadar kötü görünmüş olursa olsun, benim de bir parçam olduğunu, bu parçanın da hep onlarla kalacağını düşünürmüşüm; kendimi onlardan koparmanın, yarı ölmekten, ölümün yüzünü görmekten farksız olduğunu anlarmışım.

Hem zaten, diyelim ki yarın onlardan ayrılıp Rua dos Douradores'in üniformasını sırtımdan attım; başka neye tutunurum (çünkü bir şeylere tutunacağım kesin) , hangi üniformayı giyerim (çünkü mutlaka bir başka üniforma giyeceğim) ?


..

Devamını Oku
Bektaş Öncü

ben hep yalnızlığımla sensiz, sensizliğimle kimsesizim. o, neşe dolu insandan bir eser kalmadı artık, beni benden alan yokluğun temelli tüketiyor beni. derin düşünceler kemirirken beynimi, hala sönmeyen küllenmek bilmeyen sevda ateşin yakarken içimi, paket paket içtiğim sigaralar ve yudumladığım buz gibi bir bira, efkarımı dağıtmaya yetmiyor. yüreğimin ateşi dinmiyor, tükeniyorum kendi karanlığımda, boğuyor beni sensiz hayat.seni arıyorum. gençliğimi arıyorum.boşa geçmiş yıllara isyan ederken.içimde saklıyorum öfkemi, ve hep susuyorum.giderken bıraktığın o neşe dolu insandan bir eser kalmadı artık.binlerce defa özür diliyorum ömrümden.boşa ziya olmuş günlerden.o tükenen gençliğimden.doğacak her güne merhaba demeye korkarken.hiçbir şeyin farkına varmadan öylesine amansız ve çaresiz geçen yıllar, nede çabuk harcadı ve yıprattı beni.bir albümün arasına sıkışmış o tevessümler gülen gözler.o neşe dolu insandan bir eser kalmadı artık.tütünüme meze yaptım yalnızlığımı, sigaramda duman oldun.anlam veremediğim hayatın uğultusu içimi çizip geçerken, buralrda herşey bıraktığın gibi bir sen vefasız çıktın birde, ben bende değilim artık o neşe dolu insandan bir eser kalmadı ararken seni kendi karnlığımda, yıldızı kayıp gecelerde, ay geceye küsmüş bende sana o neşe dolu insandan bir eser kalmadı artık
..

Devamını Oku
Abdullah Bedeloğlu

MUTLULUK
Mutluluk, mutluluk, neşe!
Gülümseyen güneşin ışık saçmasıdır.
Seninle koşturup oyun oynamamdır.
Hilesiz, kazasız oyun mutluluk, neşe.

Mutluluk, mutluluk, neşe!
..

Devamını Oku