Kültür Sanat Edebiyat Şiir

teknikler ve mistikler sizce ne demek, teknikler ve mistikler size neyi çağrıştırıyor?

teknikler ve mistikler terimi Halim Gümüş tarafından 30.01.2008 tarihinde eklendi

  • Modus Operandi
    Modus Operandi22.07.2017 - 19:35

    Yüzde bir kalan şarjımı senin fotolarına bakarak harcadım. Sen hala bıdı bıdı.

  • Modus Operandi
    Modus Operandi22.07.2017 - 15:02

    Arkadaşlık istekleri 21'den 19'a düşmüş. Hangi Allahsız geri çekti lan isteğini. Ne güzel bekletiyodum ben onları.

  • Modus Operandi
    Modus Operandi12.07.2017 - 14:40

    Şimdi yeğenim aradı ve eline bir kağıt kalem alir mısın dedi. Peki dedim. "Ordaki arkadaşlarıma de ki" diye devam etti. Anladım ki durum ciddi, yazmaya başladım. "İbrahim'de Dev iskelet, barbarlar, iksir toplayıcı, mini pekka, Ateş ruhu, yavru ejder, havan, pekka, roket, iskeletler, yıldırım, oklar, lav tazısı, okçular, tesla kartları var. Sanırım krallığa bir saldırı var. Hazirlanalim biz de.

  • Modus Operandi
    Modus Operandi12.07.2017 - 14:08

    Nihat Doğan Son Hedef tv.de yarım saat Yemen'den gelen Tılsımlı Taş Reklamı yaptı. Reklama "Önce Allah" diyerek başladı. Demek ki taş gücünü Allahtan alıyor ya da önce Allaha güven sonra taşa mi demek istedi. Aslında taş tilsimini göstermezse sizin pis mendebur kalpleriniz yüzündendir, iade etmeye çalışmayın demek istemiş de olabilir. Neticede güzel bir hizmet. Telefon isteyen olursa verebilirim.

  • Modus Operandi
    Modus Operandi10.07.2017 - 10:14

    ''Benim için acı şudur: İlkokul iki ya da üçüncü sınıftayken okullar kapanmış yaz tatili başlamıştı. Isparta’nın tuhaf bir sıcağı ve kuruluğu vardır yazları. Özellikle öğle vakitleri insanlar evlerine, dükkânlarına çekilir her şey sessizleşir, şehir beyaz bir hayal gibi olurdu. Bir de böyle pis bir toz vardır hep; insanın ağzını, burnunu kurutur, canından bezdirirdi. Böyle günlerde bile ben evde bir türlü rahat edemez, canım sıkılır ve kendimi sokağa atardım. Orada burada gezinir dururdum. Bir gün, işte böyle dışarı çıkmıştım yine. Tek başıma tarlalarda, bostanlıklarda gezinmiştim. Sonra kapalı olan okuluma gittim. Tabii kimseler yoktu. Gözümün önüne kış zamanı, okul kalabalığı filan gelince canım iyice sıkıldı. Okulu sevmezdim ama o kalabalığın ve hareketin beni ne kadar oyaladığını fark ettim. Şimdiki bu ıssızlık içimi ezmeye başladı. Okulun bahçesinin duvarına oturup beklemeye başladım. Uzaktan hayal gibi, güneş ışığının altından böyle insanlar, araçlar siluetler gibi geçiyor ama nedense sesleri duyulmuyordu hiç. Derken benim gibi iki tane çocuk daha geldi. Ellerinde bir top, yavaş yavaş, bezgin bezgin oynamaya başladılar. O topun sesini o kadar net hatırlıyorum ki, böyle pat pat… Ve arada bir potaya atıyorlardı. Bir iki oynadılar sonra sıcaktan yılıp bıraktılar topu ve bir kenara geçip oturdular. Bıraktıkları top yavaş yavaş yuvarlandı yuvarlandı, gidip okulun duvarına yavaşça vurup durdu. O anda öyle derin bir sessizlik oldu ki anlatmanın imkânı yok. Ben öyle o topa, o çocuklara baktım. Sonra okula baktım, sonra içime acayip bir acı çökmeye başladı. Böyle büyüdü büyüdü, nasıl içim kıyılıyor… Ben acıyla ilk defa o gün orada tanıştım. Sonra hayatımda hiçbir zaman o gün, o okulun bahçesindeki kadar derinden bir acı çektiğimi hiç hatırlamıyorum. Bence dünyadaki en büyük acı da budur. Çünkü sebebi yoktur, neden diye soramazsın, ortada bir şey yoktur. Albert Camus’nün Yabancı’da anlattığı sıcak bir pazar gününün verdiği acı gibi…Benim için acı böyle bir şey. Diğer her türlüsü, yaşadığımız şeyler filan başka bir yere tekabül ediyor. Onlar yardım çağrısı filan olabilir. Acıya sebep olan bu farkındalık işte. Bu farkındalık olmazsa acı çekmez insan. Bu farkındalığa sahip olmayan birinin acı çekmesi imkânsız bir şey."
    Zeki Demirkubuz

  • Modus Operandi
    Modus Operandi23.04.2017 - 01:14

    Yha arkadaşlar ltfn ozelden mesaj fln atmayın. Şaka şaka kimse mesaj atmiyo. :) Cok efendi bir ortam oluşmuş. Aferin, adam olun.

  • Modus Operandi
    Modus Operandi09.04.2017 - 09:42

    Tembel pazarların en guzeli. Okunacak iki kitap, 3-3'ten sahil boyu yürünecek 6 kilometre. Evlerimiz dipdibe olum. Yine de sen bilirsin :)

  • Modus Operandi
    Modus Operandi09.04.2017 - 09:35

    Pazardan aldığım su 25 liralık eşofman altı kadar bile değerin yok. O en azından diz yapmıyor.

  • Modus Operandi
    Modus Operandi09.03.2017 - 22:35

    'Şehrin çatıları üzerinde bir çatı katı ve acıya karşı özel bir yeteneği olan bir kadınım. Dört haftadır evden çıkmadım. Hakkımda bilinebilecekler bu kadar işte. Bakışımı kendi içime yöneltip içeride bir şeyler kıpırdıyor mu, kişiliğimin varlığını açığa vuran hafif bir çıtırtı veya fısıltı var mı diye kulak kabarttığımda, hiçbir şey duyamıyorum. Tekrarlana tekrarlana anlamını yitiren bir kelimeyim..'

    Juli Zeh- Temize Havale

  • Modus Operandi
    Modus Operandi06.09.2016 - 23:25

    Eşekarısı Fabrikası-Iain Banks
    Kara kitapların piri olma yolunda kötücül adımlarla ilerliyor.