Kültür Sanat Edebiyat Şiir

şiraze sizce ne demek, şiraze size neyi çağrıştırıyor?

şiraze terimi Roxalane Lane tarafından 27.07.2005 tarihinde eklendi

  • Kaideyi Bozan İstisna
    Kaideyi Bozan İstisna09.08.2017 - 19:22

    ben Şiraze, her damlada yitişimi izlemedeyim.

    ben Şiraze; hep gidenlere, bir türlü gelemeyenlere laf üstüne laf dizmedeyim.

    ben Şiraze, her sabah yeni bir ene silmedeyim.

    ben Şiraze; hep bir yerde, hep bir yerde beklemedeyim.

    ben Şiraze, biledikçe sensizliği bilenmedeyim.

  • Kaideyi Bozan İstisna
    Kaideyi Bozan İstisna09.08.2017 - 19:21

    nâzenin olanın hâlinden

    bîhaber

    açar zakkumlar pembe ve beyaz

    “dalmışlar tahayyüle” der

    incinir kelebekler...

    incinir kelebekler...





    el'an Şiraze, vakti dayadık vakte vazifeleri unuttuk yine. gündelik telâşların çemberinde sesimizi yükselttik hiç üstüne. bir hiç olsa olsa hiçtir işte. bu ne biçim iştir Şiraze. sevdamın taktığı çelmelerle yara berelenmiş dört yanımdan sızan kanlarda boğulmak üzereyim. boğulsam sevda mı kalır Şiraze? kalsa da kime kalır Şiraze? vurulmadan önce zamanı durdurmalı, bakmalı iyiden. vurulmadan

    önce bir güzel ağlamalı, kurutmalı yaşları dipten. Vurulmadan önce yüreği vurmalı, bitirmeli hepten.

  • Kaideyi Bozan İstisna
    Kaideyi Bozan İstisna09.08.2017 - 19:20


    saklı mektuplar XXXI
    Mektup | 77. Sayı / Şubat 2007
    Saklı Mektuplar XXXI
    kesme nevânı

    içine salsalar da keder

    kırılsa gönül medd ü cezr ile

    hepsi geçer...

    hepsi geçer...



    el'an Şiraze, gün yüzünü dönerken geceye tırmanıyorum içimdeki Altay'a. ben hep tırmanıyorum Şiraze. tırmandıkça dikleşiyor yokuşlarım. annem düşüyor aklıma bir ara. annem Şiraze, hep uzağımda hep uzağımda. “bir gelse” diyorum, sanki bitecek yorgunluklarım. işte o an başlayacak evcilik oyunlarım.



    el'an Şiraze, herkes evine çekilirken sevilmediğimin altını çiziyorum koyu kırmızı bir kalemle. sevmek de sevilmek de bir türlü içinden çıkamadığım Şiraze. altını çizdikçe belirginleşiyor yalnızlığım. yalnızlık Yusuf'un kuyusu, içine düşen ben Şiraze. kervanlar bekliyorum, başı belli sonu olmayan. anlat bana rüyamı, anlat da çözülsün dilim. Söylenmemişleri dizeyim ardı ardına anlasın karşıma çıkanlar taşlar nerelerden sürüklenir gelir. dünyanın bir ucundan diğer ucuna Şiraze. dünyanın bir ucu diğer ucu, diğer ucu bir ucu Şiraze.



    bir lâhza durup

    lûtf ile

    mercanları saçsan

    düşse sana kem bakan...

    düşse sana kem bakan...



    el'an Şiraze, memleket büyüyor gözlerimde allı yeşilli, morlu mavili. içim titriyor, içimden katarlar geçiyor; göğümde beyaz bulutlar, rüzgâr desen of be Şiraze. e aramak, ne özlemek hepsini sil baştan. sil baştan Şiraze. sildikçe açılacaksın, hayat bir “dur” çekecek. durmadan bakılmıyor Şiraze. durmadan da üstelik gidilmiyor Şiraze. dur kalk nöbetlerimde ağrılar saplanıyor başımın sol cenahına. çömeliyorum kıyı köşeye; kıyı köşede sol cenâhım azdıkça azıyor. Uyumalıyım... uyuyup ağrılarımı uyutmalıyım. bir yol bulup onu atmalıyım ya da satmalıyım, mümkünse fırlatmalıyım.

  • Kaideyi Bozan İstisna
    Kaideyi Bozan İstisna09.08.2017 - 19:19

    el'an Şiraze, herkes evine çekilirken sevilmediğimin altını çiziyorum koyu kırmızı bir kalemle. sevmek de sevilmek de bir türlü içinden çıkamadığım Şiraze. altını çizdikçe belirginleşiyor yalnızlığım. yalnızlık Yusuf'un kuyusu, içine düşen ben Şiraze. kervanlar bekliyorum, başı belli sonu olmayan. anlat bana rüyamı, anlat da çözülsün dilim. Söylenmemişleri dizeyim ardı ardına anlasın karşıma çıkanlar taşlar nerelerden sürüklenir gelir. dünyanın bir ucundan diğer ucuna Şiraze. dünyanın bir ucu diğer ucu, diğer ucu bir ucu Şiraze.

  • Kaideyi Bozan İstisna
    Kaideyi Bozan İstisna09.08.2017 - 19:19

    kesme nevânı

    içine salsalar da keder

    kırılsa gönül medd ü cezr ile

    hepsi geçer...

    hepsi geçer...



    el'an Şiraze, gün yüzünü dönerken geceye tırmanıyorum içimdeki Altay'a. ben hep tırmanıyorum Şiraze. tırmandıkça dikleşiyor yokuşlarım. annem düşüyor aklıma bir ara. annem Şiraze, hep uzağımda hep uzağımda. “bir gelse” diyorum, sanki bitecek yorgunluklarım. işte o an başlayacak evcilik oyunlarım.

  • Kaideyi Bozan İstisna
    Kaideyi Bozan İstisna08.08.2017 - 23:03

    a’râf’tayım belli
    dehr ile, asr’a hürmeten bana çektiğim hep sessizlik
    bil ki Şirâze, aşktan şekvâ değilim
    her yerde bir boşluk hissi
    her yerde var çözemediğim bir eksiklik
    anladım nihâyet Şirâze, anladım
    benim aradığım
    cennet’im

  • Kaideyi Bozan İstisna
    Kaideyi Bozan İstisna08.08.2017 - 23:02

    aynılık ve tekdüzelik ve yeknasaklık rutin biçimde bizi sisteme köleleştiren,
    var gücünle durdurmak istersin Şirâze seni aynı kalıba sokmaya çalışanları
    kendin olmaktan öte yoktur bir niyetin, dileğin, isteğin
    faydasız çaba, kimse seni sen olarak kabul etmeye yanaşmaz
    başlarsın sen de çıplak ellerle kuyu kazmaya birgün işe yarayacağını farzedip
    yıllar geçer, kuyular sahipsiz kalır öyle başıboş, kimsesiz, ve gereksiz
    yine de, her ne hikmetse işte
    ümidin bir ucuna yapışıp inatla devam edersin nereden güç aldığını bile bilmeden
    tırnakların kırılır, ellerin kanar, için acır çaresizlik çığlıklarını duyuramamaktan
    gün gelir gücün yetmez artık gençlik hayâllerinin ardını kovalamaya
    adımların yavaşlar, uykuların artar, direncin zayıflar
    ve arzuların tek tek sönmeye başlar ritmi azalan bir şakı gibi
    zavallılığına acımaktan başkası gelmez elinden Şirâze,
    ağla gözüm dersin için için; ağla ki temizlenesin, temizleyesin, temiz gidesin
    anla ki, beklentilerin olduğu yerde huzur filizlenmez
    her biri bir sonrakinin sessiz habercisidir.

  • Kaideyi Bozan İstisna
    Kaideyi Bozan İstisna08.08.2017 - 23:01

    yeniden başlamak kandırmacasına inandık
    bu yüzden yanlış üstüne yanlış bütün yaptığımız
    yerlebir etmek istiyorum bu sürgit boş hayatı, kurulu düzene karşı bir direniş benimkisi
    her gün bildik sokaklardan geçmek yerine başka yollarda kıvrılmayı tercih etmeli meselâ,
    tüm yolların aynı meydana vardığı sözünü ilk basamak sayıp.
    ya da her sabah tanıdık bir maskeyle evden ayrılmasa insanlar, göreni ikilemde bıraksa
    gömlek değiştirir gibi takıp çıkarsa maskelerini ruh hâlinin rengine denk;
    etek, çorap, kazak gibi ara ara maskelerin de eskimiş yanlarını onarsa hatta
    ‘azalmış çekingenliği’ dese, ‘masum yüzümün’
    ‘anneliğimde derin çizikler oluşmuş’ dese ertesi gün
    ya da ‘zâlim tarafımda pek belirsiz etkisi zulmün’.
    insan,
    gel-gitler arasındaki bâriz tutarsızlıklardan sebep yorulur da vazgeçer belki oynamaktan.
    fısıldama artık Şirâze
    sesini duyurmaya yoksa cesaretin

  • Kaideyi Bozan İstisna
    Kaideyi Bozan İstisna08.08.2017 - 22:58

    ne desem az, ne desem çok

    ne desem boş, ne desem yersiz ve yetersiz

    Aşk’ına vurdum başımı, iflah olmam; ne kadar su verirsen ver, artık susuzluğumu gideremezsin

    ne kadar ışık tutarsan tut, artık karanlığımı ışıtamazsın

    içimde hiç dinmeyen bir fısıltı olarak kalacaksın

    Şiraze... seni kaybetmek bir daha bulamamak demekti, geç anladım


    Şimdi gölgemizi de alıp yanımıza, ‘ufuk’ dedikleri yeri hedefleyelim gel seninle

    gel seninle Şiraze...

  • Kaideyi Bozan İstisna
    Kaideyi Bozan İstisna08.08.2017 - 22:57

    ben ürkek yaşadım hep, ürkek dolaştım yollarda, ürkek baktım dağlara, ürkek konuştum insanlarla

    ürktüm hep

    farkederler varlığımı diye

    farkederler de gözlerime bakarlar diye

    hani gözlerime baksalar seni görürler diye

    seni görür sorarlar diye

    ‘kim’

    ben ürkek yaşadım hep, ürkek boyadım resimlerimi, ürkek yazdım, ürkek çıktım evden dışarı

    ürktüm hep

    adımı sorarlar diye

    ‘sorsalar ne çıkar’

    ben adımı bile unuttum Şiraze, ben adımı bile unuttum

    ben ürkek yaşadım hep, ürkek giydim eteklerimi, ürkek baktım aynalara, ürkek okudum şiirleri

    ürktüm hep

    beni fotoğraflarına hapsederler diye

    beni ak yeleli, hırçın atın sırtından alırlar diye