Kızamuk Ağıdı Şiiri - Ceyhun Atuf Kansu

Ceyhun Atuf Kansu
46

ŞİİR


12

TAKİPÇİ

Kızamuk Ağıdı

Ben,gamlı,donuk kış güneşi,
Çıplak dallarda,sessiz dinleniyordum.
Köyleri,yolları,dağı taşı
Isıtıyor,avutuyordum.

Bir köy gördüm ta uzaktan,
Dağlar ardında kalmış,bilmezsiniz,
Kar örtmüş,göremezsiniz karanlıktan,
Yanlızlıkta üşür üşür de çaresiz,

Ben gördüm bu köyü,damlarının altında,
Çocukları kızamuk döküyor,
Gözleri, göğüsleri, yüzleri, ah bırakılmış tarla,
Gelincikler arasından öyle amsum bakıyor.

Habersiz hepsi, kızamuktan ve ölümden,
Kirli yüzlerinde açar ölümden habersiz,
Ve, düşmüş bir gül oluyorlar birden,
Bebekler ölüyor, ölümden habersiz.

Ali'lerin kızı Emine'yi gördüm,
Öldü...Yusuf'ların Kadir öldü,emmisinin Durdu öl
..........
..........

Ceyhun Atuf Kansu
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Ünlü Şair
    Ünlü Şair

    doğa kokan şiirler..

  • Deniz Saraç
    Deniz Saraç

    Ali'lerin kızı Emine'yi gördüm,
    Öldü... Yusufların Kadir öldü, emmisinin Durdu öldü,
    İkindiye doğru, evlerine vardım,
    Gördüm, Döne öldü, Ali öldü, Dudu öldü.

    Bir bir saydım, yirmi üç çocuk,
    Ah, güllü Gülizar öldü,
    Gördü kış güneşi, gamlı ve donuk,
    Daldı oğlanlar, çiçekti kızlar, öldü.

    Gamlı türkümle tepeden aşağı bıraktım,
    Bıraktım kendimi düşesiye, ölesiye,
    Bu acıdan sonra nasıl doğacaktım,
    Nasıl dönecektim aynı köye?

    İniyor ve karaltında örtüyordum,
    Bu çocukları, bu habersiz çocukları,
    Görmediniz, anlatamam, ürperiyorum.
    Bir şey demek için açılmıştı dudakları.

    Ah, ben bir gün tepelerden, tepelerden
    Varıp önünüze, önünüze dikilip duracağım,
    Aydınlardan, hekimlerden, öğretmenlerden,
    Bir gün soracağım, bu çocukları soracağım.


    O çaresiz, o yalnız, o karanlık günde,
    Siz neredeydiniz diyeceğim, neredeydiniz?
    Ben perişan, utanmış...bu köyün üstünde,
    Kahrolurken, siz beyciğim neredeydiniz?

    Ben, bir günde yirmi üç küçük ölünün,
    Gömüldüğünü gördüm bu köyde kızamuktan,
    Ya siz ne gördünüz, söyleyin, söyleyin,
    Bir şey söyleyin, bir şey söyleyin uzaktan.

    Ah, ben gamlı kış güneşi, aydınlığın
    Bütün suçlarını kalbimde taşırım,
    Görerek ah, görerek, bilerek bir yığın
    Karanlık gündüzün üstünde yaşarım.

    Her mevsim dolanıp geldiğinde bu köye
    Gücük ayda, kar örtülü bu ovada,
    Utancımdan, hıncımdan yaş dökerek böyle,
    Gamlı ve perişan asılı duracağım havada.

    İkindiye doğru bırakıp kendimi
    Bu küçük mezarların üstüne.
    Bilmeyeceksiniz, perişan, çaresiz halimi,
    Gül diyeceğim, gül dereceğim gül üstüne.
    Yol kıyısında yirmi üç çocuğun mezarı,
    Ah diyeceğim, ah dökeceğim yol üstüne

  • Deniz Saraç
    Deniz Saraç

    ah ağıt ah.. ilk gençliğimin ağıdıydın lakin bir ödül getirdin.. o günden beri güneşte yanık bir ses,içi kızamık yüklü çocuktur bir yanım. ne mubarek şiirsin.. kral çıplak şiirisin..devamın da olaydı.. alilerin kızı emineyi bir kez daha göreydim..ki o da ölmüştü sanırım.. yetim çocuklar gibisin şiir..bugün benim gibisin.. artık böyle şiirler yazılmıyor.. oysa zarifoğlu'nun dediği gibi 'ne çok acı var'..insanlığı sarmış,kızamıktan daha büyük hastalıklar!..ah şiir ah..

  • Sultani Yegah
    Sultani Yegah

    Güneş bile ağıt yakarken, siz beyciğim neredeydiniz ?

  • Meneviş Köylü
    Meneviş Köylü

    sayıya vurulmayan çocuklar öldü.
    yaz diyorum yaz... sadece yazı yazma. böyle kışı da yaz.

TÜM YORUMLAR (5)