Ecel Mihriban Olur Şiiri - Nef'i

Nef'i
14

ŞİİR


44

TAKİPÇİ

Ecel Mihriban Olur

Kasîde

Gamzen ne dem ki tiğ çekip hûn-feşân olur
Uşşâk-ı dil-figâra ecel mihribân olur

Çeşmin o Kahraman-ı gazab-nâkdir senin
Kim hışmı zâil olsa dahi bî-emân olur

Kim gördü böyle Hindû-yı mest-i kemin-küşâ
Kim bir hadengi âfet-i can-ı cihan olur

Müjgânlarınla seyreden ol ebruvanı der
Birden bu denlü tir nice der-kemân olur

Gamzen suâle başlasa uşşâka her müjen
Gûya lisân-ı hâl ile bir tercemân olur

Gamzen görür itâb ile öldürdüğün bizi
Durmaz girişme dahi ana hem-zebân olur

Bu nâz u nigâh-ı tegâfül ki sende var
Hızr olsa âşıkın sebeb-i terk-i cân olur

Sen böyle nâz u şîve satınca gedâlara
Narh-ı metâ-ı derd ü belâ râygân olur

Yeksân ise yanında seven sevmeyen seni
Hûbâna bu muâmeleden çok ziyân olur

Râzî değilse ger buna nâmûs-ı dilberî
Uşşâka derse böyle ihânet yamân olur

Her nâ-mahâlle ruhsat-ı nezzâre ya neden
Bir gün demez misin ki mahallinde kan olur

Dil bu hevâ ile kafes-i teng-i sînede
Mânend-i mürg-i bâl-şikeste tapân olur

Kim gülşen-i ruhunda vere nağmeye karâr
Tâ ol zamân ki bâğ-ı cihân pür-hazân olur

Fikreyleyince dâm-ı girih-gîr-i zülfünü
Bir hâlet elverir ki kafes gülsitân olur

Zülfün mü ya gezende siyeh mâr-ı hambeham
Kim pâsbân-ı genc-i nihân-ı miyân olur

Yahut hümâ şikâr edici şâhbâzdır
Dâim hevâ-yı sayd ile bî-âşiyân olur

Gâhi halka durur pîç ü tâb ile
Tuğr-yi hükm-i pâdişah-i hüsn ü ân olur

Gâhî ki deste deste yatur yerde gûyiyâ
Çârûb-ı âsîstân-ı memâlik-sitân olur

Ol safder-i yegâne ki tâb-ı mehâbeti
Cevşen-güdâz-ı Tehmeten ü Kahramân olur

Diller döyer mi görmeğe cenk içre nîzesin
Ol dem ki hûn-ı düşmen ucundan revân olur

Saflar düzüp hücûm edicek hayl-i düşmene
Dehşetle âsumân u zemîn pür-figân olur

Oklar sihâm-ı kavs-i kazâdan nişân verir
Peykân-ı tîr ise ecel-i nâgehân olur

Evc-i hevâda sıyt-ı çekâçâk-ı tîğdan
Âvâz-ı ra'd u sâika reh güm-künân olur

Sensin o saf-şiken ki yazılsa menâkıbın
Her muhtasar rivayeti bir dâsitân olur

Hakka benem ol nâdire-perver ki her sözüm
Bir tuhfe gibi elden ele armağân olur

Nef'i
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • İbrahim Değerli
    İbrahim Değerli

    Duygular o kadar güzel verilmiski içten şiire .Büyük şairimize, rahmet diliyorum. günün şiirine Tebrikler.

  • Hikmet Çiftçi
    Hikmet Çiftçi

    KASİDE
    (Vezir Murat Paşa'ya)

    Gamzen ne dem ki tiğ çekip hûn-feşân olur
    Uşşâk-ı dil-figâra ecel mihribân olur

    Yan bakışın kılıç çekip kan dökmeye başlayınca, yüreği yaralanan âşıklara ecel bile acıyıp ona şefkatli bir dost olur.
    Yan bakışlı, süzgün süzgün bakan güzelin gözkapaklarının kenarlarında ince bir çizgi oluşur. Bu çizgi kılıca benzetilir. Sevgilinin acımasızlığı işte bu bakışlarla ve gamzelerini kılıca dönüşmesiyle (aşığın algısı, mazmundur) başlayıp, kılıç misali aşığının kalbini parçalar. Ecel bile sevene acır da, sevgili sevdiğinin kalbini yaralamaktan, onun kalbini kanatmaktan geri durmaz.

    *

    Bu nâz u nigâh-ı tegâfül ki sende var
    Hızr olsa âşıkın sebeb-i terk-i cân olur
    Bir yandan nazlanan, işve, cilve yapan ve bir yandan aşığını gömezden gelen bu tavırlar, davranışlar ki sende var, bu halinle senin aşığın Hızır bile olsa onun da ölümüne sebep olur.
    Burada mübalağalı bir benzetme var. Hızır, imdada koşan, zorda kalanlara yardımcı olandır. Hızırı bile öldürmesi, aşığının ne hallere düşebileceğini anlatmada abartılı da olsa güzel bir benzetme şeklidir.

    *

    Gâhi halka durur pîç ü tâb ile
    Tuğr-yi hükm-i pâdişah-i hüsn ü ân olur
    Sevgilinin saçları bazen kıvrım kıvrım, halka halka olduğunda sanki, güzellik ve çekicilik padişahının fermanının tuğrasına (mühür) benzer.
    Sevgili, güzellik ülkesinin, gönül ülkesinin sultanıdır. Aşığına hükmünü bildirecek bir fermanın altındaki mührü gibi durmaktadır yüzünde.
    Aşka bağlılık, aşkla ölüm fermanı.
    Halka halka saçlar, padişahların fermanlarındaki mührün kıvrımlarına, halka halka işlenmiş yazılarına benzetilmiş.

    *

    Ol safder-i yegâne ki tâb-ı mehâbeti
    Cevşen-güdâz-ı Tehmeten ü Kahramân olur
    O, tek başına savaşlardaki safları yarıp geçen vezirin heybeti, gücü, Tehmeten ve Kahraman'ın (İran destan kahramanları) zırhlarını eritir.
    (Vezir Murat Paşa’ya övgü)

    *

    Sensin o saf-şiken ki yazılsa menâkıbın
    Her muhtasar rivayeti bir dâsitân olur
    O safları yarıp geçen Murat Paşa! Senin yaptıklarını, başarılarını yazmaya kalksak, her başarının özeti bile bir destana, menkıbeye dönüşür.
    Yine Vezir Murat Paşa’yı mübalağalı bir şekilde tavsif ediyor. (bu övgülerin sonunda bir kese altın gelmiştir…)

    *

    Hakka benem ol nâdire-perver ki her sözüm
    Bir tuhfe gibi elden ele armağân olur

    Benim her sözüm, nadir rastlanan, çok az bulunan, söylenmesi hiç de kolay olmayan özelliktedir. Öyle ki bir armağan gibi, sevgililerin veya birbirine hediye vermek isteyenlerin verebilecekleri en nadide hediye olur.
    Benim her bir şiirim herkes için verilebilecek en güzel hediyedir. Her bir sözüm mücevher niteliğindedir.
    Şair bu beyitte kendini övüyor.

    Kasidenin bölümlerinden şairin kendini övdüğü “Fahriye” bölümünden bir beyittir.

    *

    Nef’i, divan şiirini, yumuşak sesinden sıyrıp erkekçe edaya, söyleyişe, seslenişe dönüştüren, yüksek perdeden ve korkusuzca duygularını ve düşüncelerini dile getiren bir şairimizdir.
    Hicivleriyle ünlüdür.
    Hiciv yazmamak için padişaha söz vermesine rağmen Bayram Paşa’yı çok ağır şekilde hicvedince, Nef’i Bayram Paşa’nın insafına bırakılır ve boğdurularak cesedi denize atılır.

    “Gökten nazire indi siham-ı kazasına
    Nef'î diliyle uğradı Hakk'ın belâsına.”

    Bundan ötesi ders vermek gibi olur.
    Mükemmel bir KASİDE örneği.
    Üslubuyla, ahengiyle, vezniyle, sanatlarıyla ve kasidenin bölümlerinin mükemmel işlenişiyle örnek bir divan şiiri.

    Büyük şairimize, hiciv ustasına rahmet diliyorum.

    Sevgi ve saygılarımla.

    Hikmet Çiftçi
    22 Şubat 2014

    “GERÇEK DOSTLAR BİRLİĞİ”

  • Abdülillah Çağlayan
    Abdülillah Çağlayan

    düşüyorsa takvimlerden yaprak yaprak her Eylül
    solmayacak bir gülistana hazan ne, bahar ne?

    gün geceden arî değil ve rûzigârdan tül
    geceyi güne ekleyene perşembe ne bazar ne?

    tükenmişse ömür yolda, kırılmışsa bir gönül
    sıdk ile yürüyene aşkta, sefer ne hazar ne?(S.B.)

  • Necip Fazıl
    Necip Fazıl

    Nef'iyi bazıları Fuzuli ölçüsünde kıymetlendiriyorlar hakikatte doğru da yapıyorlar Çünkü Fuzuli Azerbaycan sahasının Nef'i ise Andolu sahasının en büyük şairleridir.Her ikisi de şair olmasına karşın saha itibariyle farklı olduklarından tam bir mukayesenin yapılabileceği sanmıyorum.Tabii ki kıstas yapılacak başka yönler bulunabillir ançak bu yapacağımız mukayeseyenin sadece sınırlı olmasını sağlar diye düşünmekten kendimi alamıyorum.

TÜM YORUMLAR (4)