Çeşmi Siyahım Şiiri - Mahzuni Şerif

Mahzuni Şerif
17 Kasım 1940 - 17 Mayıs 2002
304

ŞİİR


35

TAKİPÇİ

Çeşmi Siyahım

İşte gidiyorum çeşmi siyahım
Önümüze dağlar sıralansa da
Sermayem derdimdir servetim ahım
Karardıkça bahtım karalansa da

Haydi dolaşalım yüce dağlarda
Dost beni bıraktı ah ile zarda
Ötmek istiyorum viran bağlarda
Ayağıma cennet kiralansa da

Bağladım canımı zülfün teline
Sen beni bıraktın elin diline
Güldün Mahzuni'nin berbat haline
Mervan'ın elinde parelense de

Mahzuni Şerif
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Doğa Fendi
    Doğa Fendi

    En çok sevdiğim eseri 'Çeşmi Siyahım' olsa da diğer eserleri de çok değerlidir üstadımızın.

  • Hasan Büyükkara
    Hasan Büyükkara

    mahzuni...anadolu hüznünün sembolü....sevilesi insan

  • İbrahim Aslaner
    İbrahim Aslaner

    Maraş'ın yiğit sesi..

  • Necdet Erem
    Necdet Erem

    SECDESİZ OLMAZ

    İlim yollarında, verdim, nice yılları,
    Dinledim hak diyen, âlim kulları,
    Denedim Allah’a, giden yolları,
    Anladım sonunda, SECDESİZ OLMAZ.

    İçimde bulunan, zalim nefsimden,
    Kurtulsam şu hain, şeytan elinden,
    Her şeyi, götüren, heves selinden,
    Kurtulmak istersen, SECDESİZ OLMAZ.

    Yollarını kesen, tüm tuzaklardan,
    Hiç medet bekleme, sen uzaklardan,
    Geçmek için hakka, derin sulardan,
    Yüzeyim diyorsan, SECDECİZ OLMAZ.

    Ebede âşıksın, zevale mahkûm,
    Kalbin kan ağlıyor, lisanın suskun,
    Menzilin çok uzak, ama sen yorgun,
    Giderim diyorsan, SECDESİZ OLMAZ.

    Nazar et çevrene, cümle mahlûkat,
    Hakka secdededir, yerle gök, kat kat,
    Her yol hakka varsa, yine de fakat,
    Hakka giden yollar, SECDESİZ OLMAZ.

    Okudum, Kur-anı, yazdım hadisi,
    Secdeyi emretti, bir, bir hepisi,
    Açılsın istersen, Firdevs kapısı,
    Şunu bil ki asla, SECDSİZ OLMAZ.

    Secde yükseliştir, arş-ı alaya,
    Başın düşse, nefsin ile belaya,
    Dünya gurbetinden, cennet sılaya,
    Varayım diyorsan, SECDESİZ OLMAZ.

  • Lara Açanba
    Lara Açanba

    Kastamonu da...keşkekler çekiliyor...meydan çoşkuyla hazırlanıyor
    ...okulun nöbetçi öğrencisi olarak hazırlıkların içerisinde olmaktan haz duyuyoruz...ayrı bir heyecan...diğer üniversitelerden öğrenciler karşılanıyor...kalacakları yere götürülüp yerleştiriliyor...bir başka Kastamonu rüzgarı esiyordu...hiç unutamadığım bir gündür...aşıklar atışması için misafirler karşılanmış...sofralar hazırlanmıştı...son anda görev yerim değiştirilmiş ve istemediğimiz bir durumla karşılaşmıştık...biraz da gençliğin verdiği heyecanla...müdürün kapısını çalmadan bir hışımla içeri girmiştim...şaşkın yüzüme bakakalmıştı...kesinlikle Aşık Mahzuni yi dinlemek istediğimi ve beni yine önceki görev yerime vermesini istemekten öte...bugünü iple çektiğimi biraz da hoş olmayan bir ses tonuyla izah etmiştim...odada kimlerin olduğuna aldırış etmeden...sadece başını sallayarak isteğimi onaylamıştı...Aşıklar atışması başlamış ve arkada bir yerlerde dinlemeye başlamıştım...kendileri meğerse o sırada müdürün odasında oturan kişiymiş...ben çıktıktan sonra kimdir bu demiş ve beni sahnenin önüne kadar çağırmıştı...yeriniz orası buyrun oturun demişti...ve öylesine utanmıştım ki...o gün kendisyle tanışıp konuşma şansını elde etmiştim...aynı gün...Orhan Şaik Gökyayla şiir üzerine ne güzel sohbet etmiştik...şiirle hiç ilgilenmediğim o dönemler ettiği nasihatlar ne kadar derinden etkilemişti bizi...mekanınız cennet olsun....son söz...o gün bugündür...sadece yolumuza çıkan her engelin göründüğü büyüklükte olmadığını keşfetmenin ve şiirin emin topraklarında ilerlerken...sonu olmayan bir yolda yürüdüğümüzü bilmekteyiz....sevgilerimle

  • Feyzi Kanra
    Feyzi Kanra

    EŞEK 1

    Bir gün Kamil Paşa yapılan bir şikayet üzerine Şair Eşrefi vilayet makamına davet etmişti. Davete icabet eden Eşref, vilayete geldiği zaman kendisine valinin encümende olduğunu ve biraz beklemesi icap ettiğini söylediler. Valiyi bekleyen şair, bir ara konuşulanları dinlemeğe çalıştı. O esnada valinin münakaşa edilen bir mesele hakkında:
    ”O kadar incelemeyin millet eşektir anlamaz” dediğini duydu.
    Bu sözlerden fena halde üzülen şair, hemen cebinden çıkardığı bir kağıda şu kıtayı yazdı ve odacıya valiye verilmek üzere bıraktı. Sonra da çıkıp gitti.

    Ehli mansıptan birisi millete eşşek dese
    Reddolunmaz sözü amma eşşoğlu can sıkar
    Millete eşşek diyen eşşek herif bilmez mi ki
    Sadrazamlar da valiler de milletten çıkar.

  • Feyzi Kanra
    Feyzi Kanra

    İhlaslı gerçek hacı ve hocalarımızı tenzih ederim
    bunlar benim acizane müşahadelerim.

  • Muzaffer Akın
    Muzaffer Akın

    Aşık Balkari durur sözünde
    Kem bakışlar barınmaz gözünde
    İçi dış bir ozan taşır özünde
    Dağ, taş mağmadan paralense de

  • Orhan Balkarlı
    Orhan Balkarlı

    müslüman’ım diyen ile kâfiri
    farkı yoktur doğru söyler Balkari
    zerre kin taşırsan arınmaz kiri
    kalbin zemzem ile durulansa da

    Ruhun şad olsun büyük ozan.

    Emeği geçenlere ve tüm köşe takipçilerine selamlar

  • Necdet Erem
    Necdet Erem

    Yoktur Diyorlar.

    Bekaya hasrettir, insani ruhlar,
    Fenaya, yokluğa, gitme diyorlar,
    İnkârla çıkmaza, girecek yollar,
    Aman ha isyandan, sakın diyorlar.

    İçinde var iken, ebed muştusu,
    Dilinden düşermi cennet türküsü,
    Yokluğu yenmektir, bir tek ülküsü,
    Yokluk diye bir şey yoktur diyorlar.

    Kâinat vecd ile ederken zikir,
    İnsana veriyor, tevhidi fikir,
    Cümle mevcudatın, dilinde şükür,
    İmansız bir hayat, olmaz diyorlar.

    Zerreler kürler, vermiş el ele,
    Hakkın kelamını, almışlar dile,
    Aldanıp şeytana, kapılma sele,
    İnkârda bir hayır, yoktur diyorlar.

    Uyan bu gafletten, yokluktan kurtul,
    Varlık insan için, tek mutluluktur,
    Güvendiğin hayat, bir tek soluktur,
    Küfürde hiç umut, yoktur diyorlar.

TÜM YORUMLAR (76)