Abdurrahim Karakoç: Hakkında ziyaretçi g ...

Abdurrahim Karakoç
7 Nisan 1932 - 7 Haziran 2012
392

ŞİİR


424

TAKİPÇİ

  • Ali Akın
    Ali Akın 07.08.2017 - 23:18

    Benimde şiirlerimi okuyup yorumlanabilir misiniz arkadaşlar

  • Mahmut Nazik
    Mahmut Nazik 07.04.2017 - 11:06

    Bende çok hakkı var... Ozanlar ölmez ama yine de Allah rahmet eylesin...

  • Ziya Arifoğlu
    Ziya Arifoğlu 05.08.2012 - 20:21

    Büyük Ozana,
    Bir kuş gördüm yaralanmış uçamıyor.
    KIrık kanatların açamıyor,
    Zalım avcılardan kaçamıyor.
    Vurmayı, avcılar onu vurmayın.

    İğde ağacının çiçeği sarı,
    Şairler, ozanlar severler yari,
    Bilemedim, bu yıl kışı, baharı,
    Sormayı nedenin bana sormayın.

    Lambanın titreyen alevi söndü,
    Ulu aşıkların ölümü dündü.
    Mihriban'a kavuşmanın yolu göründü,
    Durmayın yoluna, onun durmayın.

    Ecel gelip kapısına dyanmış,
    Ulu Allah'ına dua edip yaarmış,
    Ne güzel deyişler söyler, yazarmış.
    Nurlarla olasın, ey Büyük Ozan.

  • Ziya Arifoğlu
    Ziya Arifoğlu 12.06.2012 - 18:22

    Hemşehrim büyük ozan'ın ölümünü üzüntü ile duydum.Tüm antoloji ailesi ile beraber ozanın sevenlerine baş sağlığı diler,Allah'ın rahmetine kavuşmasını gönülden arzu ederim...

    HEMŞEHRİSİ:ZİYA ARİFOĞLU(ZİYAİ)

  • Gökan Öztürk
    Gökan Öztürk 24.07.2010 - 14:44

    Üstadım Abdurrahim Karakoç'a

    Ellerinden öpüyorum evvelâ
    Bu millet canından bıktı Üstadım!
    San ki bizi buldu her gelen bela
    Değirmenin cılkı çıktı Üstadım!

    Çıkar için dostla açtık arayı
    Kaç yıl geçti saramadık yarayı
    Yaradan’dan çok sevmişiz parayı
    Akıllar nereye baktı Üstadım!

    Kör gidermiş şu dünyaya kör gelen
    Yıllarca düşündüm nedir zor gelen
    Şimdi diyeceğim vallah her gelen
    Başımıza çivi çaktı Üstadım!

    Bol keseden attı kara sıpalar
    Bugün bile bak ağlıyor tepeler
    Oğlanların kulağında küpeler
    Devir oyun bozan vakti Üstadım!

    Çare sandık bir hıyarın tekini
    Uzak derken göremedik yakını
    ‘’Hasan’’ bile alamadı hakkını
    ‘’Emine’’ kafaya taktı Üstadım!

    Şeytan kovalıyor melek kaçıyor
    Dünkü çocuk ağzımıza s.. yor
    Torpil, rüşvet her kapıyı açıyor
    Bu nasıl adalet haktı Üstadım!

    Karga gibi bir kılavuz tutmuşlar
    Umut derken bataklığa batmışlar
    Memleketi parselleyip satmışlar
    Bebeler uykudan kalktı Üstadım!

    Vatan baştan başa başlar ağıda
    Hasret kaldık Fatih gibi yiğide
    Her gün şehit verir iken doğuda
    Hükümet canımı sıktı Üstadım!

    Değişmez bu düzen kuru laf ile
    Senelerdir kandırıldık saf ile
    Yapmayın etmeyin dedik nafile
    Her gelen burnunu soktu Üstadım!

    Düşman hangi safta, dost hangi safta?
    Anamız dinimiz ağlar her hafta
    Bin yıllık türkümüz dururken rafta
    Popa karşı gelen yoktu Üstadım!

    Aklı yoktur cahilleri övenin
    Vatan sever yiğitlere güvenin
    Günden güne ünü arttı devenin
    Gözünü gözüme dikti Üstadım!

    Çığ gibi yükselir angutu-toy’u
    Dedim bu millete, bırak uykuyu
    Kuzu gibi besliyoruz Apo’yu
    Sakarya’da şafak söktü Üstadım!

    Nemru’da dost olan nursuzlar çıktı
    Hazineyi soyan hırsızlar çıktı
    Sayamam dağ boyu arsızlar çıktı
    Ne diyem, bağrımı yaktı Üstadım!

    Türk’ün Türk’ten başka dostu yok dedik
    En büyük darbeyi yine biz yedik
    Biz devlet babadan huzur istedik
    Ağrımız, sızımız çoktu Üstadım!

    Daha çok bekleriz! Ey başını ey!
    Allah (c.c) ’tan korkunda duyun bizi hey
    Yüreğimi ta derinden yakan şey
    Bayrağımız boyun büktü Üstadım!

    28 / Haziran / 2009

    Gökan Öztürk

    Dua ile...

  • Metin Mercan
    Metin Mercan 19.01.2009 - 18:14

    Merhaba Üstadım Abdurrahim ağabeyim
    Ben sizn bir hayranınız nacizane şiir adına karalamalar yapmaktayım sizinle tanışmak ve benim karalamalarım hakkında yorumlarınızı almak arzusundayım sizin şiirlerinize gelince dünyayı aydınlatan bir güneş gibi parlamaktadır üflemekle sönmeyecek bir dehasınız ellerinizden öperim

  • Sabiha Rana
    Sabiha Rana 03.05.2008 - 23:21

    Abdurrahim Karakoç ve ''Mihriban''

    'Yâr' deyince, kalem elden düşüyor
    Gözlerim görmüyor, aklım şaşıyor
    Lâmbamda titreyen alev üşüyor
    Aşk, kağıda yazılmıyor Mihriban.

    Şiir mi dediniz?
    Şiiri kim yazar mı dediniz?

    Her gün birileri birilerine türlü vesilelerle şiirler yazarlar öyle değil mi?

    San ki dünya şiir üzerine kurulmuştur ve öylesine herkesin elinde ve dilinde şiirler gezinir..
    Aslında bizlerin bildiği kadar, çok değildir şiirler.. Yazanı da yok değildir ama şiiri şiir gibi yazanı da tespihteki tane gibidir şu dünyada.

    İşte öyle bir usta Abdurrahim Karakoç.

    Herkesin yazdığı şiiri yazmayan!

    O öyle bir şiir yazdı ki aşk kokan, hemde buram buram..

    O lambadaki alevin titrerken üşüdüğünü hisseden ve onu kalemiyle, yüreğiyle delen, dile getiren bir insan, bir şair'dir o!

    İşte!

    KENDİ DİLİNDEN, KENDİ TARİFİ

    'Ebedî kudretin tek sahibinden alınan emir üzerine 1932 yılında dünyaya gelmişim. Çocukluğum şöyle-böyle geçti.

    Kıt imkânlara, kıtlık yıllarına rağmen hâlâ o günleri özlerim. Birçok kimseye o yılları anlatsam, 'Özlenecek neresi var? ' diyebilirler, amma ben hep çocukluk yıllarımı sevdim. Şiir yazmaya küçük yaşlarda başladım. Zaten bizim oralarda her genç şiir yazar. Bu tutku başka bir meşgalenin veya işin olmayışından kaynaklanıyor gibime geliyor. Ben de avareydim, boşluğumu şiirle doldurmaya çalıstım.

    Benimle şiire başlayanlar yalnızlıktan, yardımsızlıktan dökülüp gittiler.

    Bana gelince:
    Sağolsunlar, iktidarların ve muhalefetin irikıyım politikacıları, ihtilal cuntacıları, 'bilimsel' cüppeliler, entellektüel züppeler, millî soyguncular, sosyete parazitleri, sermaye sülükleri, zulüm-işkence makineleri, adalet katleden hukukçular, dalkavuklar, üçkağıtçılar v.s. hep bana yardımcı oldular. Şiir malzememi veren onlar, öfkemi bileyen onlar oldular. Yardımlarını inkâr etmiyorum, fakat teşekkür de etmiyorum.

    Dinsizlerin değil, din düşmanlarının, yani İslâm düşmanlarının da az yardımı olmadı. Bir bakıma dinî duygularımın kuvvetlenmesine vesile oldular.

    En uygun zamanda yaşadığıma inanıyorum. Yardımcılarım (!) var oldukları sürece yazmaya devam edeceğim. Allah (cc) kısmet ederse...'

    Evli ve 3 çocuk babasıdır. 1984 Ekim ayından bu yana Ankara'da ikamet ediyor. Şu anda hiç bir siyasi kuruluş, hiçbir mesleki dernek üyesi değildir. Hakkın yanında olanları sözleriyle desteklese de, şahısları övmek, beğenmeyince sövmek gibi basitliği kabul etmemektedir.

    Yemini var, yazabildiği müddetçe yazacak. Kim bilir nereye ve ne zamana kadar... Demiş..

    Yüreklerdeki aşkı, tek titreten adam, şair diyorum ben ona.. Ve bu arada, onun yaşadığı ve yaşayacağı heryere bitimsiz sevgilerimi ve saygılarımı yolluyorum hemi de meleklerle sağ yanına..

    Bu çingene için de nasıl oldu da utanmadan sıkılmadan birde kelam etmiş, gem vurmuş, Abdurrahim Karakoç gibi bir şairin, yüreğinden, kaleminden çıkmış o şiirin, o ateşin kokusuna ve de ustaların hasına desinler..

    Onun şiirleri, bu yalan durdukça, dillerdeki gönüllerdeki aşklara daima yarenlik edecek.. İşte bunun için diyorum ki şair mi dediniz?

    İşte şair!

    Mihriban(Aşk)

    Sarı saçlarına deli gönlümü
    Bağlamışlar, çözülmüyor Mihriban.
    Ayrılıktan zor belleme ölümü
    Görmeyince sezilmiyor Mihriban.

    'Yâr' deyince, kalem elden düşüyor
    Gözlerim görmüyor, aklım şaşıyor
    Lâmbamda titreyen alev üşüyor
    Aşk, kağıda yazılmıyor Mihriban.

    Önce naz, sonra söz ve sonra hile...
    Sevilen, seveni düşürür dile
    Seneler, asırlar değişse bile
    Eski töre bozulmuyor Mihriban.

    Tabiplerde ilâç yoktur yarama
    Aşk deyince ötesini arama
    Her nesnenin bir bitimi var ama
    Aşka hudut cizilmiyor Mihriban.

    Boşa bağlanmamış bülbül, gülüne
    Kar koysan köz olur aşkın külüne...
    Şaştım kara bahtın tahammülüne
    Taşa çalsam ezilmiyor Mihriban.

    Tarife sığmıyor aşkın anlamı
    Ancak çeken bilir bu derdi, gamı
    Bir kördüğüm baştan sona tamamı...
    Çözemedim... Çözülmüyor Mihriban.

    Vur Emri(sh.80)

    Abdurrahim Karakoç

    Ve devam edip soruyorum!

    Şiir mi dediniz?
    İşte şiir!

    ''Melekler yüreğinizden öpsün''

    Gönül notum:

    Çok Sevgili Alev Meisel Hanımefendiden ''Lambada titreyen ALEV üşüyor! '' adlı yazısından,

    http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx? BlogNo=107384 aldığım o ruhla, Sayın Abdurrahim Karakoç ve yazdıkları

    ''Mihriban'' şiiri için, haddim olmaz dile gelişimdir..

    Antoloji: http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp? sair=18898&siir=946544&order=tarih

    Saygılarımla efendim.

    Sabiha Rana

  • Gökan Öztürk
    Gökan Öztürk 18.11.2007 - 13:07

    O BÜYÜK ÜSTADI GÖRDÜM

    24 EKİM 2007 GÜNÜNÜ, 50 SENE GEÇSE UNUTAMAM BELKİ ÖLENE KADAR UNUTAMAM

    DÜNYA KURBAN OLSUN ÜSTADA

  • Cihan Kaya
    Cihan Kaya 02.05.2007 - 03:33

    Abdürrahim Karakoç

    Üstadıma hitaben....
    Saygılarımla.....

    Aşk tarifsiz tarif, adı Mihriban
    Bu derde düşersen adın Gariban
    Dünya düzenine, düzen kuruyor
    Ümidin yaşlansa üzen kuruyor
    Resmedip saklanır açık gözlerde
    Rabbe duadır tüm kötü sözlerde
    Akıl baştan gider, sen de senden
    Hüküm giyer huzur, bol gelir enden
    İmkan yok, kalp varsa, aşktan kaçarı
    Menzil gözden gönle, düşten uçarı

    Kendini bulursun derdin içinde
    Aşk geldimi, dünya hiç mi hiçinde
    Ruh baksa görmüyor, gölgede gölge
    Aşığa hasreti buldurmaz bölge
    Kanar göz damlamaz akarsa zaman
    O zaman tutulur dökülür derman
    Çözülüyor kör düğüm..................

    Bu şiir asla bitmemeli....

    Cihan Kaya

  • Gökan Öztürk
    Gökan Öztürk 17.02.2007 - 23:29

    ABDURRAHİM KARAKOÇ HAYATIMIN ŞAİRİ, TÜRKİYENİN HALK ŞAİRİ, ONU ANLATMAYA KELİMELER YETMEZ, YAŞASIN ABDURRAHİM KARAKOÇ, ABDURRAHİM KARAKOÇA KURBAN OLSUNLAR... En büyük seveni: Gökan Öztürk